Sakarya'nın tarihi simgelerinden Justinianus Köprüsü, 8 yıl süren restorasyon ve arkeolojik kazı çalışmalarının ardından yeniden ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Çalışmalar sırasında gün yüzüne çıkarılan hamam, sarnıç ve farklı dönemlere ait arkeolojik buluntular, köprünün geçmişte yalnızca bir ulaşım güzergahı olmadığını ortaya koydu.
Sakarya'da halk arasında "Beşköprü" olarak bilinen
ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan tarihi Justinianus Köprüsü,
uzun süren restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ziyarete açıldı.
Yaklaşık 1468 yıllık tarihi yapı, yapılan çalışmalarla özgün dokusu korunarak
gelecek nesillere aktarılmak üzere yeniden düzenlendi.
8 yıl boyunca titiz çalışma yürütüldü
Doğu Roma İmparatoru I. Justinianus tarafından 558-562
yılları arasında inşa ettirilen köprüde restorasyon çalışmaları 2018 yılında
başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yürütülen restorasyon
çalışmalarına arkeolojik kazılar da eşlik etti.
2018-2025 yılları arasında gerçekleştirilen çalışmalarda
köprünün güçlendirilmesi, tarihi dokusunun korunması ve çevre düzenlemelerinin
yapılmasının yanı sıra bölgedeki arkeolojik kalıntılar da araştırıldı.
Yaklaşık 365 metre uzunluğunda, 9,85 metre genişliğinde ve
12 kemerden oluşan Justinianus Köprüsü, döneminin önemli mühendislik
yapılarından biri olarak kabul ediliyor.
Hamam ve sarnıç gün yüzüne çıkarıldı
Restorasyon kapsamında köprünün çevresinde yapılan
arkeolojik kazılarda Geç Roma-Erken Bizans dönemine tarihlenen hamam kompleksi,
hamama su taşıyan sarnıç, tonozlu yapılar ve köprünün altında mahzen benzeri
bir yapı ortaya çıkarıldı.
Kazılarda ayrıca 15 bronz sikke, haç motifli mermer sütun
başlığı, mermer sütun ve sütun parçaları, iki mermer yazıt parçası, bronz
spatül, bronz yüzük ve bronz iğneler bulundu.
Taş döşeli zeminler, kapı eşikleri, su havuzları, yerden
ısıtmalı hamam bölümleri ve su depolama sistemlerinin tespit edilmesi, bölgenin
geçmişte kapsamlı bir tesis olarak kullanıldığını ortaya koydu.
Buluntuların envanter işlemlerinin tamamlanmasının ardından
eserler Sakarya Müzesi'nde koruma altına alındı.
"Siyahla beyaz kadar fark var"
Restorasyonun ardından köprüyü ziyaret eden vatandaşlar da
yapılan çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Ziyaretçi Halil İbrahim Kavak, tarihi yapıların ve
çevresindeki kalıntıların gün yüzüne çıkarılmasının önemli olduğunu belirterek,
“Daha önce ormanlık ve adeta gömülü durumda olan hamam, sarnıç ve diğer
yapıların gün yüzüne çıkarılması hem tarihi açıdan hem de insanların bu
eserleri görsel olarak görebilmesi açısından çok daha güzel görüntüler
sağlayacağını düşünüyorum. Gelecekteki çocuklar için burada yapılan
mimarilerin, kullanılan taşların ve restorasyon çalışmalarının daha fazla gün
yüzüne çıkarılması ve daha güzel bir ortamda sergilenmesi çok daha hoş olmuş”
dedi.
Ziyaretçi Engin Bozoğlu ise restorasyonla birlikte köprünün
görünümünün büyük ölçüde değiştiğini ifade ederek, “Biz eskiden beri buraya
geliyorduk. Buralarda akrabalarımız da var. Her geldiğimde mutlaka buraya
uğrarım. Tarihi mekanları çok seven biriyim. Siyahla beyaz kadar bir fark var
diyebilirim. Eski hali biraz terk edilmiş gibiydi, savaş alanı gibi bir
görüntüsü vardı. Ama yine de o tarihi kokuyu alıyorduk. Restorasyondan sonra
buraya ilk defa geldim. Gerçekten çok güzel olmuş. Emeği geçenlerin ellerine
sağlık” diye konuştu.
Oğluyla birlikte köprüyü ziyaret ettiğini anlatan Bozoğlu,
“O eski havayı, taşlara bakarak oğlumla birlikte yeniden yaşadık. Onu çok
küçükken buraya getirmiştim ama burayı hatırlamıyor. Birkaç gündür ‘Gidelim
baba’ diyordu. Açıldığını duyunca geldik. Çok güzel olmuş, beğendik” dedi.
"Dönemin mühendislik anlayışını simgeliyor"
Sakarya İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Acar da
Justinianus Köprüsü'nün yalnızca bir ulaşım yapısı olmadığını, dönemin
mühendislik anlayışını yansıtan önemli bir eser olduğunu söyledi.
Köprünün Sakarya'nın güneybatısında yer aldığını belirten
Acar, “Doğu Roma İmparatoru I. Justinianus tarafından 558-562 yılları arasında
inşa ettirilen anıtsal bir taş köprüdür. Günümüzde Çark Suyu üzerinde yer alsa
da geçmişte Sakarya Nehri'nin eski yatağı üzerinde inşa edildiği kabul
edilmektedir. Kaynaklar, köprünün yalnızca ulaşımı kolaylaştıran bir yapı
olmadığını, aynı zamanda dönemin mühendislik anlayışını simgeleyen önemli bir
eser olduğunu göstermektedir” dedi.
Acar, 2018-2025 yılları arasında gerçekleştirilen arkeolojik
kazılarda ortaya çıkarılan hamam, sarnıç ve diğer yapı kalıntılarının bölgenin
kapsamlı bir tesis olduğunu gösterdiğini belirterek, “Kazılarda taş döşeli
zeminler, kapı eşikleri, su havuzları, yerden ısıtmalı hamam bölümleri ve su
depolama sistemleri tespit edilmiştir. Ayrıca bronz sikkeler, mermer sütun
başlığı, bronz yüzük ve iğneler gibi taşınır kültür varlıkları bulunmuştur. Söz
konusu buluntuların envanter işlemleri tamamlanmış ve Sakarya Müzesi'nde koruma
altına alınmıştır” diye konuştu.
Sakarya'nın turizmine katkı sağlayacak
Justinianus Köprüsü'nün Anadolu'nun tarihi ulaşım ağını
yansıtan eşsiz bir kültür mirası olduğunu vurgulayan Acar, restorasyonun
ardından tarihi yapının Sakarya'nın önemli kültür turizmi destinasyonlarından
biri haline geldiğini ifade etti.
Acar, “Geçmişten devraldığımız bu önemli kültür mirasını
koruyarak gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarımız devam etmektedir”
dedi.
Restorasyon ve arkeolojik çalışmaların tamamlanmasıyla
yeniden ziyarete açılan Justinianus Köprüsü'nün, Sakarya'nın tarih ve kültür
turizmine önemli katkı sağlaması bekleniyor.