Taraklı'ya bağlı Alballar Mahallesi'ndeki yaklaşık 9
metrekarelik atölyesinde çalışan Özşahin, şimşir, kayın ve zeytin ağacını
tamamen el işçiliğiyle işleyerek yemek kaşığı, karıştırma kaşığı, kepçe ve
tarak üretiyor. Çalışırken müzik dinlemeyi ihmal etmeyen usta, her ürünü
geleneksel yöntemlerle şekillendiriyor.
Ahilik belgesiyle taçlanan emek
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Ahilik Belgesi'ne
layık görülen Sabri Özşahin, coğrafi işaret tescilli Taraklı kaşıklarını
geleneksel üretim teknikleriyle hazırlayarak bölgenin kültürel mirasını gelecek
kuşaklara taşımaya çalışıyor.
Başta İtalya olmak üzere Avrupa'nın farklı ülkelerinden
sipariş aldıklarını belirten Özşahin, doğal ahşaptan üretilen kaşıkların uzun
ömürlü olması için elde ve ılık suyla yıkanmasını tavsiye ediyor.
"Bu meslek dört köyün geçim kaynağıydı"
Çocuk yaşlarda mesleğe başladığını anlatan Özşahin,
Taraklı'da kaşıkçılığın geçmişte binlerce kişinin geçim kaynağı olduğunu
söyledi.
Eskiden Taraklı'ya bağlı dört köyün neredeyse tamamının kaşık
üretimiyle geçimini sağladığını ifade eden Özşahin, mesleğin babadan oğula
aktarıldığını belirterek, "Bizim zamanımızda okul yoktu. Küçük yaşlarda
işe başladık. Önce kaşığın dışını kazımayı öğrendik, sonra yavaş yavaş
ustalaştık. Bu iş sabır ve el becerisi ister." diye konuştu.
En kaliteli kaşık şimşir ağacından
Ahşap kaşığın her ağaçtan yapılabildiğini ancak en kaliteli
ürünün şimşir ağacından üretildiğini dile getiren Özşahin, Karagöl
Yaylası'ndaki şimşir ağaçlarının bu açıdan büyük avantaj sağladığını söyledi.
Şimşir ağacının kalitesiyle ilgili gerekli analizleri
yaptırdığını ve belgelendirdiğini belirten Özşahin, doğal ahşap ürünlerin
sağlıklı kullanım açısından tercih edildiğini ifade etti.
Yurt dışından da talep görüyor
Ürettiği ürünlerin yurt dışında da ilgi gördüğünü anlatan
Özşahin, Belçika, Hollanda ve İtalya başta olmak üzere birçok ülkeden sipariş
aldıklarını söyledi.
Doğal ahşap kaşıkların özellikle sağlıklı yaşamı tercih eden
kişiler tarafından ilgi gördüğünü belirten Özşahin, gelen müşterilerin el emeği
ürünlere büyük değer verdiğini dile getirdi.
"Benden sonra bu işi yapacak kimse yok"
Teknolojinin gelişmesiyle el işçiliğinin giderek değer
kaybettiğini söyleyen Özşahin, yeni neslin mesleğe ilgi göstermemesinden
yakındı.
Çocuklarının da ekonomik nedenlerle mesleği sürdürmek
istemediğini belirten Özşahin, şöyle konuştu:
"Artık kaşıklar makinelerde üretiliyor. El emeği
teknolojiyle rekabet edemiyor. Sakarya'da bu işi tamamen el işçiliğiyle yapan
tek usta benim. Eskiden Geyve'de de yapanlar vardı ama şimdi kalmadı.
Kaşıkçılık gibi nalbantlık, semercilik ve birçok geleneksel meslek de birer
birer yok oluyor."
Asırlık mirası yaşatmaya devam ediyor
Yaklaşık 70 yıllık meslek hayatını aynı heyecanla sürdüren
Sabri Özşahin, her kaşığa emeğini ve yılların birikimini işliyor. Taraklı'nın
coğrafi işaret tescilli kaşıklarını üretmeye devam eden usta, bu köklü zanaatın
gelecek kuşaklara aktarılmasını en büyük arzusu olarak görüyor. Bugün küçük
atölyesinde tek başına üretimini sürdüren Özşahin, Anadolu'nun kaybolmaya yüz
tutan el sanatlarının yaşayan son temsilcilerinden biri olarak mesleğini
yaşatmayı sürdürüyor.