Sakarya’da 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde anlamlı bir çalışma gerçekleştirildi. Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen proje kapsamında, 40 yükümlü 35 okulda temizlik, boya, çevre düzenlemesi ve bakım-onarım çalışmalarına katıldı.
35 okulda eş zamanlı çalışma
Sakarya’da yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okulların
fiziki şartlarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalar hız kazandı. Bu
kapsamda Sakarya Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü
arasında yürütülen iş birliğiyle 35 okulda bakım ve temizlik çalışması
gerçekleştirildi.
Projede denetimli serbestlik tedbiri kapsamında bulunan
yaklaşık 40 yükümlü görev aldı. Yükümlüler, okulların temizliğinden boya ve
badana çalışmalarına, çevre düzenlemesinden çeşitli bakım ve onarım işlerine
kadar birçok alanda çalışma yürüttü.
Çalışmaların, öğrencilerin yeni eğitim öğretim yılına daha
temiz, düzenli ve sağlıklı bir eğitim ortamında başlamasına katkı sağlaması
amaçlanıyor.
Hem okullar yenileniyor hem yükümlüler topluma
kazandırılıyor
Projeyle yalnızca okulların fiziki ihtiyaçlarının
giderilmesi değil, denetimli serbestlik kapsamında bulunan yükümlülerin topluma
yeniden kazandırılması da hedefleniyor.
Kamu yararına gerçekleştirilen çalışmalar sayesinde
yükümlülerin hem topluma katkı sunmaları hem de sorumluluk bilinci kazanmaları
sağlanıyor. Çalışmaların aynı zamanda yükümlülerin meslek edinmelerine, çalışma
alışkanlığı kazanmalarına ve sosyal hayata yeniden uyum sağlamalarına katkı
sunduğu belirtiliyor.
Bu kapsamda yükümlüler, belirlenen okullarda ekipler halinde
görev alarak eğitim yuvalarının yeni döneme hazırlanmasına destek oluyor.
“Amaç yalnızca cezanın infazı değil”
Sakarya Denetimli Serbestlik Müdür Yardımcısı Muhlis Kaplan,
denetimli serbestlik uygulamasının yalnızca cezanın yerine getirilmesinden
ibaret olmadığını belirterek, temel amaçlarının yükümlüleri yeniden topluma
kazandırmak olduğunu söyledi.
Kaplan, eğitim ve iyileştirme çalışmaları kapsamında çok
yönlü faaliyetler yürüttüklerini ifade ederek, kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş
birliği içerisinde yükümlüleri kamu hizmetlerinde görevlendirdiklerini
kaydetti.
Kaplan, çalışmalar kapsamında Sakarya Ahmet Akkoç
Ortaokulu’nda da yükümlülerin görev yaptığını belirterek, burada çevre
düzenlemesi, bakım, boya ve badana çalışmalarının gerçekleştirildiğini söyledi.
“Bir kazan-kazan politikası uyguluyoruz”
Yükümlülerin kamu hizmetlerinde görev almasının hem birey
hem de toplum açısından önemli kazanımlar sağladığına dikkat çeken Kaplan,
çalışmaların psikolojik rehabilitasyon açısından da büyük önem taşıdığını dile
getirdi.
Kaplan, yükümlülerin topluma katkı sundukça kendilerini daha
değerli hissetmeye başladığını belirterek, yalnızca ceza infaz yöntemleriyle
kişilerin topluma yeniden kazandırılmasının mümkün olmadığını ifade etti.
Sakarya genelinde eş zamanlı olarak 35 okulda yaklaşık 40
yükümlünün çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran Kaplan, “Bir kazan-kazan
politikası uyguluyoruz. Yükümlümüz psikolojik olarak rahatlıyor, topluma katkı
sunuyor ve toplum tarafından dışlanmadığını görüyor.” değerlendirmesinde
bulundu.
Denetimli serbestlik “cezasızlık” anlamına gelmiyor
Toplumda denetimli serbestlikle ilgili bazı yanlış algıların
bulunduğuna da değinen Kaplan, özellikle “denetimli serbestlik cezasızlıktır”
şeklindeki düşüncenin doğru olmadığını vurguladı.
Denetimli serbestliğin çok yönlü bir iyileştirme ve
rehabilitasyon süreci olduğunu belirten Kaplan, bu süreçte bireysel görüşmeler,
grup çalışmaları, seminerler, eğitim faaliyetleri ve mesleki eğitim kursları
gibi çeşitli uygulamaların gerçekleştirildiğini söyledi.
Bu çalışmaların bir bütün olarak değerlendirildiğinde suça
karışmış bireylerin yeniden topluma ve ailelerine kazandırılmasına yönelik
önemli bir süreç oluşturduğunu ifade eden Kaplan, asıl hedefin kişilerin
yeniden suça yönelmesini önlemek olduğunu belirtti.
“Hata yapan insan tamamen kaybedilmiş değildir”
Yürütülen çalışmaların özellikle suçtan uzaklaşmak, yeniden
suça karışmamak veya madde kullanımından kurtulmak isteyen kişiler açısından
yeni bir fırsat sunduğunu belirten Kaplan, yükümlülere toplum tarafından
dışlanmadıkları mesajının verilmesinin önemine dikkat çekti.
Kaplan, yükümlülerin kamu yararına yaptıkları çalışmalar
sayesinde kendilerine olan güvenlerinin yeniden oluşabildiğini ifade ederek,
kişinin yaptığı hatanın hayatının tamamını belirlememesi gerektiğini vurguladı.
Yükümlünün toplum içerisinde sorumluluk üstlenmesinin
rehabilitasyon sürecine olumlu katkı sağladığını belirten Kaplan, devlet
kurumları ile diğer kamu kuruluşlarının desteğinin de bu süreçte önemli
olduğunu kaydetti.
Eğitim yuvalarına katkı sağlıyorlar
Denetimli serbestlik kapsamında yürütülen çalışma sayesinde
okullar da yeni eğitim dönemine hazırlanıyor. Boyası yenilenen, temizliği
yapılan ve çevre düzenlemeleri gerçekleştirilen okullar, öğrencilerini daha
düzenli ve bakımlı bir ortamda karşılamaya hazırlanıyor.
Yetkililer, kamu yararına gerçekleştirilen bu tür
çalışmaların hem kurumların ihtiyaçlarının karşılanmasına hem de yükümlülerin
sosyal hayata yeniden adapte olmalarına önemli katkı sağladığını belirtiyor.