Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve
Hastalıkları Uzmanı Dr. Benan Topatan Eynel, çocuklarda iştahsızlığın ailelerin
en sık dile getirdiği sorunlardan biri olduğunu belirterek önemli uyarılarda
bulundu. Uzman isme göre, “hiçbir şey yemiyor” ya da “sadece belli yiyecekleri
tüketiyor” şeklindeki yakınmalar sık görülse de, her iştahsızlık durumu bir
hastalık belirtisi anlamına gelmiyor.
1–5 Yaş Arasında İştah Dalgalanması Sık Görülüyor
Dr. Eynel, özellikle 1 ila 5 yaş arasındaki çocuklarda iştah
değişimlerinin oldukça yaygın olduğunu vurguladı. Bunun temel nedeninin,
bebeklik dönemine kıyasla büyüme hızının yavaşlaması olduğunu ifade etti. Çocuk
daha yavaş büyüdüğünde, vücudunun enerji ihtiyacı da azalıyor; bu da iştahın
doğal olarak düşmesine yol açabiliyor.
Uzmanlara göre bu dönemde çocukların yeni tatlara mesafeli
yaklaşması, aynı yiyecekleri tekrar tekrar istemesi ya da daha önce severek
yediği bir besini aniden reddetmesi de gelişimin olağan bir parçası. Ailelerin
bu değişimleri her zaman bir sağlık sorunu olarak değerlendirmemesi gerekiyor.
Asıl Sorun Çoğu Zaman Yemek Değil, Yemek Ortamı
Açıklamada dikkat çekilen en önemli noktalardan biri ise,
iştahsızlığın kendisinden çok yemek etrafında oluşan baskı ortamı oldu. Zorla
yemek yedirmeye çalışmak, çocuğun peşinden kaşıkla dolaşmak, “bir lokma daha”
ısrarı ya da yemek sırasında dikkat dağıtmak için ekran açmak, kısa vadede işe
yarıyor gibi görünse de uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurabiliyor.
Dr. Eynel, yemeğin bir mücadele alanına dönüşmemesi
gerektiğini belirterek, sofranın çocuk için güvenli, sakin ve keyifli bir alan
olması gerektiğini ifade etti. Çünkü çocukların yemekle kurduğu ilişki,
ilerleyen yaşlardaki beslenme alışkanlıklarını da doğrudan etkileyebiliyor.
Yeni Yiyecekleri Reddetmesi Normal
Çocukların yeni bir yiyeceği ilk denemede kabul etmemesi de
uzmanlara göre son derece doğal. Bilimsel çalışmalar, bir çocuğun yeni bir
besine alışabilmesi için o yiyeceği birçok kez görmesi ve birkaç kez denemesi
gerekebileceğini gösteriyor. Bu nedenle bir yiyeceğin ilk etapta reddedilmesi,
çocuğun onu hiçbir zaman sevmeyeceği anlamına gelmiyor.
Ailelerin burada sabırlı olması, baskı kurmadan aynı
besinleri farklı zamanlarda yeniden sunması öneriliyor.
Evde Uygulanabilecek Basit Ama Etkili Yöntemler
Uzman önerilerine göre ailelerin çocuklarıyla birlikte
sofraya oturması ve mümkün olduğunca aynı yemekleri paylaşması önemli. Çocuğa
seçenek sunmak faydalı olsa da her öğünde ayrı bir alternatif menü hazırlamak
önerilmiyor. Yeni yiyecekleri, çocuğun daha önce sevdiği besinlerle birlikte
sunmak da kabul etme ihtimalini artırabiliyor.
Bunun yanında öğün süresini gereksiz yere uzatmamak, sofrayı
gergin bir ortama çevirmemek ve çocuğun açlık-tokluk sinyallerine saygı
göstermek gerekiyor. Uzmanlara göre çocuk gerçekten acıkırsa, çoğu zaman bir
sonraki öğünde ihtiyacı kadar yiyecektir.
Hangi Durumlarda Doktora Başvurulmalı?
Her ne kadar iştahsızlık çoğu zaman normal kabul edilse de
bazı belirtiler varsa dikkatli olunması gerekiyor. Özellikle kilo alımının
yetersiz olması, boy uzamasında gerilik görülmesi, çocuğun çok sınırlı sayıda
besin tüketmesi, sürekli kusma ya da yutma güçlüğü yaşaması gibi durumlarda bir
çocuk hekimi değerlendirmesi şart.
Ayrıca yemek saatlerinin evde sürekli kriz ve yoğun stres
kaynağı haline gelmesi de profesyonel destek gerektirebilecek bir durum olarak
öne çıkıyor.
Uzmandan Son Mesaj: Tek Öğüne Değil, Genel Sürece Bakın
Dr. Benan Topatan Eynel, ailelere çocuklarının beslenmesini
tek tek öğünler üzerinden değil, haftalar içindeki genel düzen üzerinden
değerlendirmeleri çağrısında bulundu. Eğer çocuk büyüyor, gelişiyor ve günlük
enerjisi yerindeyse, çoğu durumda ciddi bir endişe nedeni bulunmuyor.
Uzmanlara göre sağlıklı beslenme alışkanlığı, baskıyla
değil; sabır, tutarlılık ve iyi bir ebeveyn örneğiyle kazanılıyor.