Diğer bir adı metabolik sendrom olarak da bilinen insülin direnci, insan vücudunun kaslarında, yağında ve karaciğerinde bulunan hücrelerinin insüline doğru şekilde tepki vermediği ve bu nedenle enerji için kandaki glukozu kullanamaması durumudur.

Pankreas, kanda artan glukoz seviyelerini telafi etmek ve hücrelerde oluşan direnci kırmak için sürekli daha fazla insülin üretir. Bu durum zamanla kan şekeri seviyesinin yükselmesine neden olur.

İNSÜLİN DİRENCİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

•             Konsantrasyon bozuklukları, algılama güçlüğü

•             Acıkınca ellerde titreme, terleme, baygınlık hissi

•             Sık sık ve çabuk acıkma hali

•             Sık gelen tatlı yeme isteği

•             Kilo alamama, kilo verememe

•             Bel çevresinde genişleme

•             Ağır bir yemek ya da şekerli gıda tüketimi sonrası gelen aşırı halsizlik, uyku hali

•             Karaciğerde yağlanma

•             Kadınlarda tüylenme artışı, adet döngüsünde bozulma

•             Uyku bozuklukları, horlama

İNSÜLİN DİRENCİNİN NEDEN OLABİLECEĞİ HASTALIKLAR NELERDİR?

•             Tip 2 diyabet: Giderek daha fazla insülin salgılamak pankreası yorar ve insülin üretim kapasitesi azalır. Zamanla prediyabet (gizli şeker) veya diyabet (şeker hastalığı) dediğimiz tablolar karşımıza çıkabilir.

•             Kalp damar hastalıkları

•             İnme

•             Hipertansiyon

•             Pkos (Polikistik Over Sendromu)

•             Karaciğer yağlanması

 İNSÜLİN DİRENCİNİN TEDAVİSİ

İnsülin direncinin tedavisi esas olarak kilo vermektir.  %5 lik bir kilo kaybı bile insülin direnci klinik ve laboratuar bulgularında önemli düzelmeler sağlayabilir, insülin direncinin olası klinik sonuçlarını önleyebilir.

Akdeniz diyetinin bu grup hastalarda etkili ve sürdürülebilir olduğu kanıtlanmıştır. Özellikle açlığa tahammülsüzlük gösteren hastalarda düşük glisemik yüke sahip ılımlı diyetler ve mümkünse ara öğünler önerilir. Daha az miktarlarda daha sık öğün yapılarak, kan şekeri dengede tutulmalı.

Kişiye özel egzersiz programları ile diyet aktivitesi mutlaka desteklenmelidir. Bu konuda orta düzeyde kardiyo grubu aerobik egzersizlerin etkinliği kanıtlanmıştır. Tempolu yürüyüş (mümkünse haftada 4- 5 gün 45 dk), yüzme , bisiklet gibi nabzı belli düzeyde arttırabilen ve devamlılığı olan egzersizler önerilebilir. Egzersiz intervalleri arası boşluk 48 saati geçmemelidir.

Bu konudaki en önemli etkenlerden bir diğeri ise sağlıklı bir diyet ile beslenmektir. Bunun için;

•             Meyve

•             Sebze

•             Kepekli tahıllar

•             Kuruyemişler

•             Balık

•             Fasulye

•             Baklagiller ve diğer yağsız proteinler ile diyet yapmak amaçlanmalıdır.

İnsülin direncinin yalnızca yaşam tarzında yapılan değişimler ile kontrol altına alınamadığı durumlarda, hekim tarafından kan şekerini kontrol altında tutacak insülin direnci ilacı verilebilmektedir.

İnsülin Direnci Diyeti

İnsülin direnci diyeti için özel gıdalara ihtiyaç duyulmaz. Sağlıksız yağ çeşitlerinin, şekerin ve işlenmiş nişastaların tüketimini azaltmak, bunun yanında daha fazla sebze, meyve ve kepekli tahılları tüketmeye yönelmek yeterli olacaktır.

Fakat alışkanlıkları değiştirmek kişi için zor olabilmektedir. Bu durumda ise kişinin diyete olan yaklaşımı önemli olacaktır. Öncelikli olarak sağlıklı ve uzun vadeli alışkanlıkları benimsemeli ani kilo kaybına sebep olan şok diyetlerin veya oruç diyetlerinin bu durumda yararlı olmayacağının bilincinde olmalıdır. Nitekim kişinin yemek yemeye olan yaklaşımının değişmesi gerekmektedir.

Yavaş bir biçimde kalıcı değişimler yapılmalı ve yeni alışkanlıklar edinilmelidir. Yalnızca şekerli ve gazlı içecekleri bırakmak veya azaltmak bile insülin direnci olan bireyler için önemli bir adımdır. Ayrıca kesinlikle öğün atlanmamalı, öğün atlamak yerine daha küçük ve çok miktarda öğün amaçlanmalıdır.