TİM verilerine göre Sakarya, önceki yılla aynı, bir önceki
Mayıs ayına göre ise yüzde 15,8’lik artışla 487.4 Milyon dolarlık ihracat
gerçekleştirdi.
Haziran Ayı ihracat verilerini değerlendiren Sakarya Ticaret
ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı “Haziran ayını 487.4 milyon dolarlık
ihracat ile geride bırakmış bulunuyoruz.
Sakarya iş dünyamızın yılın ilk 6 ayında kümülatif ihracatı
2.7 milyar dolara yaklaştı ve bu performansımız ile en çok ihracat yapan iller
arasında 7. sıradaki yerimizi korumuş olduk.
11 Sektörde Artış
Haziran ayında Sakarya’mızın ihracatında ilk 5 sırayı
sırasıyla Otomotiv Endüstrisi, Demir ve Demir Dışı Metaller, Çelik, Makine ve
Aksamları ile Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörleri oluşturdu.
Haziran ayında 25 ana sektörün 11’inde ihracatımızı geçtiğimiz
yılın aynı ayına kıyasla artırma başarısı gösterdik. Özellikle Makine ve
Aksamları, Çelik, Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri, Elektrik ve Elektronik ve
Meyve Sebze Mamulleri sektörlerinde yüzdesel ve dolar bazlı artışlar dikkat
çekti.
111 Noktaya İhracat
Sakarya iş dünyamız 2026 Haziran ayında serbest bölgeler
dahil dünyanın 111 noktasına ihracat gerçekleştirdi. İspanya, Fransa, Polonya,
İtalya ve Birleşik Krallık en çok ihracat yaptığımız ilk 5 ülke oldu.
58 Noktaya İhracatımız Arttı
Özellikle geçtiğimiz yılın aynı dönemi baz alındığında sıfır
ihracat olan 6 noktaya ihracat yaptık. İspanya, Fransa, Romanya, Çekya ve
Yunanistan’a ihracatımız hem yüzde hem de dolar bazında çok ciddi artışlar
yaşadı. Haziran Ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla toplam 58 noktaya
ihracatımızı artırdık.
İhracatın İthalatı Karşılama Oranı %143
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ise son olarak Mayıs
ayı dış ticaret verileri açıklandı. Bu verilere baktığımızda ise ilimizin bu
ayda ihracatının ithalatını karşılama oranı %143 olarak gerçekleşti ve yılın
ilk 5 ayında 600 milyon dolardan fazla dış ticaret fazlası vermiş olduk.
“Üretim Güçlenmeden İhracatta Kalıcı Sıçrama Mümkün Değil”
Küresel ticarette rekabetin kuralları sürekli değişiyor ve
çağa ayak uydurmayan, kendini geliştirmeyen firmalar ayakta kalamaz.
İhracatçımızın küresel gelişmelerden etkilenmeme gibi bir şansı yok ve bunun
yanında kendi içimizdeki sorunlarla da rekabetçiliği bırakma gibi lüksümüz de
yok
Bugün dünya ekonomilerindeki kademeli yavaşlama,
ihracatçıların üretimine doğrudan yansıyor. İhracatçımızın maliyetlerinin
düşeceği yeni strateji kararlarına ihtiyaç var.
Sanayinin milli gelir içindeki payı yüzde 17,7’ye kadar
gerilemişken bu oranı yeniden yüzde 25 seviyelerine çıkarmadan ihracatta kalıcı
bir sıçrama yapabileceğimiz bir senaryo yok.
Net ihracatın büyümeye üst üste 5 çeyrektir negatif katkı
vermesi ve yatırım malı ithalatının gerilemesi de Türkiye’nin sadece üretim ve
ihracatla büyüyeceğinin göstergesidir. Uzun vadede yatırımı, sanayiyi ve
üretimi muhafaza etmek zorundayız.
İhracatta sıçramanın ve daralmanın durması adına üreticinin
hammadde ve işletme sermayesine ulaşabilmesi için kredi mekanizmaları çok daha
aktif bir şekilde işletilmelidir.” dedi.