Üretim alanlarının plansız şekilde genişletilmesi yerine
mevcut bahçelerde verimliliğin artırılmasına odaklanılması gerektiğini
vurgulayan Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Genç; küresel iklim değişikliği, kuraklık,
don ve kahverengi kokarca gibi faktörlerin üretim miktarı ve ürün kalitesi
üzerindeki etkilerinin giderek arttığına dikkat çekti.
“Sektörün en önemli sorunlarından biri kalite”
Yeni sezona ilişkin beklentilerini de paylaşan Başkan Genç,
bu yıl üretimin geçen sezona göre daha iyi olmasının beklendiğini ancak
Türkiye’nin gerçek üretim potansiyelinin hâlâ altında bulunduğunu söyledi.
Fındık sektöründe üretim miktarı ve fiyat kadar ürün
kalitesinin de kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Mustafa Genç, özellikle
kahverengi kokarca nedeniyle bazı üretim bölgelerinde kalite sorunlarının
görüldüğünü belirtti. Ordu, Samsun, Düzce ve Sakarya başta olmak üzere üretim
bölgelerinden gelen bilgilerin yakından takip edildiğini ifade eden Genç,
kahverengi kokarcayla mücadelenin belirli bölgelerle sınırlı kalmadan, üretim
alanlarının tamamını kapsayan etkin ve sürdürülebilir bir anlayışla yürütülmesi
gerektiğini söyledi.
TMO’nun piyasadaki rolüne dikkat çekti
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasanın dengelenmesindeki
rolüne de değinen Başkan Genç, hububat sezonunda yaşanan gelişmeleri örnek
göstererek kamu alımları ve finansman gücünün piyasanın sağlıklı işlemesinde
önemli bir araç olabildiğini ifade etti.
Fındığın ihracata dayalı yapısının hububattan farklı
olduğuna dikkat çeken Genç, uygulanacak politikaların sektörün kendine özgü
koşulları dikkate alınarak oluşturulması gerektiğini belirtti.
Başkan Genç, fındık sektörünün sürdürülebilirliği için
üretim maliyetlerinin düşürülmesi, mevcut bahçelerde verimliliğin
yükseltilmesi, kalite kayıplarının önlenmesi, kahverengi kokarcayla etkin
mücadele edilmesi ve piyasa istikrarını sağlayacak politikaların
geliştirilmesinin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
“İhracat pazarlarımızı korumalıyız”
İhracat ve fındıklı mamuller pazarındaki gelişmelere de
değinen Başkan Genç, özellikle Avrupa pazarında üreticilerin maliyetlerini uzun
vadeli planladıklarını ve düşük enflasyon ortamında yüksek maliyet artışlarının
nihai ürün fiyatlarına aynı oranda yansıtılmasının kolay olmadığını söyledi.
Yüksek maliyetlerin fındık kullanan sanayicilerin ürün
tercihlerini ve kullanım miktarlarını etkileyebileceğine işaret eden Mustafa
Genç, kaybedilen pazarların yeniden kazanılmasının kolay olmadığını belirtti.
Türk fındığının uluslararası pazardaki rekabet gücünün korunması gerektiğinin
altını çizen Başkan Genç; kalite, kahverengi kokarcayla mücadele, TMO’nun alım
politikası, üreticinin finansman ihtiyacı ve ihracat pazarlarının korunmasının
yeni sezonun temel gündem başlıkları olacağını ifade etti.
Şili’nin fındık sektöründeki gelişimi ele alındı
Sakarya Ticaret Borsası Genel Sekreteri Emin Cenk ise son
yıllarda fındık üretiminde önemli bir gelişim gösteren Şili fındık sektörüne
ilişkin bir sunum gerçekleştirdi.
Şili’nin kısa sürede dünya fındık sektöründe dikkat çeken
üretici ülkelerden biri haline geldiğini belirten Cenk, bu gelişimin arkasında
planlı ve modern bir üretim modelinin bulunduğunu ifade etti. Şili örneğinin
yalnızca üretim miktarının artırılmasının yeterli olmadığını gösterdiğini
belirten Cenk; verimlilik, kalite, teknoloji, sanayi entegrasyonu ve pazar
odaklı planlamanın birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti.
Üreticilerimizi teknolojiyle buluşturmalıyız
Sakarya Ticaret Borsası 5. Meslek Komitesi Başkanı Lokman
İçöz de fındık üretiminde modern üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması,
bilinçli ilaçlama ve üretim maliyetlerinin düşürülmesine yönelik
değerlendirmelerde bulundu.
Çiftçilerin teknik imkânlardan ve modern ekipmanlardan daha
fazla yararlanmasının önemine dikkat çeken İçöz, özellikle fındık bahçelerinde
kullanılan ilaçların doğru yöntemlerle uygulanması, bilinçli ilaçlamanın
yaygınlaştırılması ve gereksiz ilaç kullanımının önüne geçilmesi gerektiğini ifade
etti.
Üreticilerin teknik açıdan desteklenmesinin ve teknolojiyle
daha fazla buluşturulmasının sektör açısından önemli olduğunu belirten İçöz,
modern ve yenilikçi üretim yöntemlerinin yaygınlaştırılmasının üretim
maliyetlerinin düşürülmesine de katkı sağlayacağını söyledi.
Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından fındıkta rekolte
tahmin çalışmalarına ilişkin bilgi verildi.
Bitkisel Üretim Şube Müdürü İsa Altay ve Uzmqn Selda Kayalak
Balık tarafından gerçekleştirilen sunumda; rekolte tahmininde kullanılan yöntem
ve hesaplama kriterleri, arazi ve bahçe seçimleri, çotanak sayımları, üretim
alanlarının değerlendirilmesi ve saha çalışmalarının yürütülme süreci
anlatıldı. Ayrıca iklim koşulları, hastalık ve zararlılar ile ürünün gelişim
durumunun rekolte üzerindeki etkileri değerlendirildi.
2026 yılı Sakarya fındık rekolte tahmin çalışmalarının İl
Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda ilgili kurum ve sektör
temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildiği belirtilirken, çalışmalar
sonucunda Sakarya genelindeki 784 bin 790 dekar fındık üretim alanında 89 bin
261 ton üretim gerçekleşeceğinin tahmin edildiği açıklandı.
Yetkililer, 2026 yılında verim ve kalitenin bir önceki yıla
göre daha yüksek olmasının beklendiğini ancak 2025 yılında yaşanan kuraklığın
etkilerinin 2026 yılına da yansıdığını belirtti. Bu nedenle Sakarya’daki fındık
üretiminin ortalamasının altında gerçekleşmesinin öngörüldüğünü aktardı.
Toplantı, 5. Meslek Komitesi üyelerinin sektörün mevcut
durumu, yeni sezon beklentileri ve çözüm önerilerine ilişkin görüş ve
değerlendirmelerinin alınmasıyla sona erdi.