Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Karaduran, ağız ve diş bakımının kişisel bakımdaki yeri, doğru ağız hijyeni alışkanlıklarının hem genel sağlık hem de psikolojik iyi oluş üzerindeki etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.
Ağız ve diş bakımı günlük kişisel bakım alışkanlıklarının
temel bir parçası olarak değerlendirilmeli!
Ağız ve diş sağlığının, genel sağlığımızın ayrılmaz bir
parçası olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Kübra Karaduran, “Dişlerin ve diş
etlerinin sağlıklı olması yalnızca estetik bir görünüm ve rahat çiğneme için
değil, aynı zamanda genel sağlık durumunun korunması için de gereklidir.” dedi.
Dr. Öğr. Üyesi Karaduran, “Yetersiz ağız hijyeni diş
çürükleri, diş eti hastalıkları ve ağız kokusu gibi sorunlara yol açarken,
ileri düzey diş eti hastalıkları kalp ve damar hastalıkları, diyabet,
romatolojik hastalıklar, solunum sistemi hastalıkları ve nörodejeneratif
hastalıklar gibi çeşitli sistemik durumlarla ilişkilendirilir. Bu nedenle ağız
ve diş bakımı; cilt bakımı, kişisel hijyen ve sağlıklı beslenme gibi günlük
kişisel bakım alışkanlıklarının temel bir parçası olarak değerlendirilmeli.”
şeklinde konuştu.
Dişler günde en az iki kez florürlü diş macunu kullanılarak
fırçalanmalı!
Diş fırçalama alışkanlığının doğru şekilde kazanılması için
öncelikle düzenli ve bilinçli bir rutin oluşturulması gerektiğine işaret eden
Dr. Öğr. Üyesi Karaduran, şunları söyledi:
“Dişler günde en az iki kez florürlü diş macunu kullanılarak
fırçalanmalı. Fırçalama sırasında yalnızca diş yüzeyleri değil, diş eti çizgisi
de nazik ve etkili hareketlerle fırçalanmalı. Diş fırçası diş etine yaklaşık 45
derecelik açıyla yerleştirilmeli ve süpürme hareketleriyle tüm ağız sistematik
olarak temizlenmeli. Fırçalama süresinin en az iki dakika olması ve dil
temizliğinin de ihmal edilmemesi önemli. Ayrıca diş fırçalama alışkanlığının
etkinliği, diş ipi ve ara yüz fırçaları gibi tamamlayıcı hijyen yöntemleriyle
desteklenmeli.”
En kritik ağız bakım uygulaması, yatmadan önce yapılan diş
fırçalaması…
Sabah ve akşam diş fırçalama arasında fark olup olmadığını
değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Kübra Karaduran, “Sabah ve akşam diş fırçalamanın
her ikisi de ağız sağlığının korunması açısından önemli.” dedi.
Sabah yapılan fırçalamanın, gece boyunca biriken bakteriyel
plağın uzaklaştırılmasına, ağız kokusunun azaltılmasına ve gün boyu ağız
hijyeninin sürdürülmesine yardımcı olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi
Karaduran, “Ancak koruyucu ağız sağlığı açısından yatmadan önce yapılan akşam
fırçalaması daha kritik kabul edilir. Gün içerisinde tüketilen yiyecek ve
içeceklerin oluşturduğu plak tabakası ile gıda artıkları ağızda birikir; gece
uyku sırasında tükürük akışının azalması ise bakterilerin çoğalması için daha
elverişli bir ortam oluşturur. Dişlerin yatmadan önce temizlenmemesi durumunda
bakteriler uzun saatler boyunca diş ve diş etleri üzerinde etkili olarak çürük
ve diş eti hastalığı riskini artırabilir. Bu nedenle çürük ve diş eti
hastalıklarının önlenmesi açısından en kritik ağız bakım uygulaması, yatmadan
önce yapılan diş fırçalamasıdır.” açıklamasını yaptı.
Sağlıklı ve temiz bir ağız, kişinin sosyal ortamlarda daha
rahat iletişim kurmasına katkı sağlar!
Ağız ve diş bakımını kişisel bakım rutininin bir parçası
haline getirmenin, yalnızca fiziksel sağlığı değil, psikolojik iyi oluşu da
olumlu yönde etkilediğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Karaduran, “Sağlıklı ve
temiz bir ağız, kişinin özgüvenini artırırken sosyal ortamlarda daha rahat
iletişim kurmasına katkı sağlar. Ayrıca ağız kokusu ve gülüş estetiğine ilişkin
kaygıların azalması, bireyin kendini daha rahat, güvende ve sosyal açıdan daha
konforlu hissetmesini destekleyebilir.” dedi.
Dr. Öğr. Üyesi Karaduran ayrıca, düzenli ağız bakımının,
bireyin kendi sağlığı üzerinde kontrol sahibi olduğu duygusunu güçlendirirken,
sağlıklı bir gülüşün de kişinin kendini ifade etme biçimini ve sosyal
etkileşimlerini olumlu yönde etkileyerek yaşam kalitesine katkı sağlayacağını
sözlerine ekledi.
Alışkanlıkların oluşumunda düzenli tekrar belirleyici bir
rol oynar!
Diş bakımını belirli günlük rutinlerle ilişkilendirmenin,
alışkanlığın kalıcı hale gelmesini kolaylaştıracağını aktaran Dr. Öğr. Üyesi
Kübra Karaduran, “Sabah kahvaltısından sonra ve gece yatmadan önce diş
fırçalamayı düzenli bir alışkanlık haline getirmek, davranışın sürekliliğini
sağlar. Alışkanlıkların oluşumunda düzenli tekrar belirleyici bir rol oynar;
çünkü davranışlar zaman içinde otomatik hale gelir.” dedi.
Kişinin kendisine uygun diş fırçası ve diş macunu
seçmesinin, bakım sürecini daha konforlu hale getirerek motivasyonu
artırabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Karaduran, şöyle devam etti:
“Ayrıca düzenli diş hekimi kontrolleri sayesinde elde edilen
olumlu sonuçların görülmesi, ağız bakımına verilen önemi pekiştirir. Diş
bakımını yalnızca hastalıkları önleyen bir görev olarak değil, genel sağlığı,
estetik görünümü ve yaşam kalitesini destekleyen bir öz bakım uygulaması olarak
değerlendirmek, bu alışkanlığın kalıcı hale gelmesine katkı sağlar.
Yoğun yaşam temposunda ağız ve diş bakımını aksatmamanın en
etkili yolu, bu uygulamaları günlük rutinin vazgeçilmez bir parçası haline
getirmektir. Diş fırçası ve diş macununun kolay ulaşılabilir bir yerde
bulundurulması, hatırlatıcı uygulamalardan yararlanılması ve fırçalama
saatlerinin belirli bir düzene oturtulması alışkanlığın sürdürülebilirliğini
artırabilir. Gün içinde ev dışında vakit geçiren bireyler için seyahat tipi diş
fırçası, diş macunu ve ara yüz temizleyicileri taşımak pratik bir çözüm
olabilir. Etkili bir ağız bakımı için günde yalnızca birkaç dakika ayırmak
yeterli.”
Diş eti hastalıkları uzun süre sessiz seyredebildiğinden,
sorunun varlığı fark edilmeyebilir!
‘Kendine bakım’ kavramının çoğu zaman cilt bakımı, egzersiz,
beslenme veya ruhsal iyilik hali gibi alanlarla ilişkilendirilirken, ağız ve
diş sağlığının genellikle ancak bir sorun ortaya çıktığında gündeme geldiğini
ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Karaduran, “Bunun temel nedenlerinden biri, ağız
hastalıklarının erken dönemlerinde çoğu zaman belirgin ağrı veya rahatsızlık
oluşturmaması.” dedi.
Özellikle diş eti hastalıklarının uzun süre sessiz
seyredebildiği uyarısını yapan Dr. Öğr. Üyesi Karaduran, “Bu nedenle bireyler
sorunun varlığını fark etmeyebilir. Bunun yanı sıra ağız bakımı günlük yaşamın
sıradan bir rutini olarak görüldüğünden, genel sağlık ve yaşam kalitesi
üzerindeki etkisi çoğu zaman göz ardı edilir. Oysa ağız sağlığı; beslenme,
konuşma, sosyal etkileşimlerden özgüvene kadar birçok alanı etkileyen, genel
sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle ağız ve diş sağlığının, kendine
bakım anlayışının temel bileşenlerinden biri olarak değerlendirilmesi gerekir.”
diye konuştu.
Ağız bakımında başarıyı belirleyen en önemli unsur
süreklilik!
Tıpkı yüz yıkamak veya duş almak gibi, diş fırçalamanın da
üzerinde düşünmeden uygulanan doğal bir alışkanlığa dönüşmesi gerektiğini
vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Karaduran, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bunun için dişlerin günde iki kez, özellikle yatmadan önce,
florürlü diş macunuyla fırçalanması ve ara yüz temizliğinin ihmal edilmemesi
iyi bir başlangıç olur. Ağız bakımında başarıyı belirleyen en önemli unsur
sürekliliktir; düzenli olarak uygulanan basit bakım alışkanlıkları uzun vadede
ağız ve diş sağlığının korunmasına önemli katkı sağlar. Unutulmamalıdır ki ağız
sağlığı, genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır ve kişisel bakımın temel
bileşenlerinden birini oluşturur.”