Sakarya’da yarım asırdır sürdürülen ahşap oymacılığı geleneği, Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı Hanifi Bereket ile oğlu Beytullah Bereket’in birlikte yürüttüğü üretimle hem yaşatılıyor hem de uluslararası alana taşınıyor.
Kentteki küçük atölyelerinde faaliyet gösteren baba-oğul,
maun, ceviz, meşe ve ıhlamur gibi farklı ağaç türlerini işleyerek dekoratif ve
sanatsal eserler üretiyor. Tamamı el işçiliğiyle hazırlanan ürünler arasında
ahşap panolar, kapı süslemeleri ve çeşitli dekoratif objeler yer alıyor.
Yaklaşık 45 yıllık mesleki tecrübeyle üretimini sürdüren
Hanifi Bereket, artan siparişlere rağmen kalite ve sanatsal değerden ödün
vermediklerini söyledi.
eserler yurt dışına gönderiliyor
Bereket, atölyede hazırlanan eserlerin Amerika Birleşik
Devletleri, İngiltere, Azerbaycan, Dubai, Türkmenistan ve çeşitli Orta Doğu
ülkelerine gönderildiğini belirterek, “Ürettiğimiz eserler dünyanın farklı
noktalarına ulaşıyor. Böylece Türk kültürünü ve Anadolu’nun el sanatlarını da
yurt dışında tanıtmış oluyoruz.” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na Atatürk’ün at üzerinde selam
verdiği ünlü fotoğraftan esinlenerek hazırladıkları bir tabloyu da hediye
ettiklerini ifade eden Bereket, ahşap oymacılığının tarihsel yönünün yeterince
araştırılmadığını düşündüğünü kaydetti.
“bu iş artık aile mesleği oldu”
Oğlu Beytullah Bereket’i de küçük yaşlardan itibaren
atölyede yetiştirdiğini anlatan Hanifi Bereket, şunları söyledi:
“Benden sonra bu mesleği oğlum devam ettirecek. Artık bu iş
bir aile mesleği haline geldi. O da mesleğini seviyor. Fırsat buldukça atölyeye
geliyor ve çalışıyor. Aslında atölyede doğup büyüdü desek yanlış olmaz.”
geleneksel sanat akademik eğitimle buluşuyor
Yüksek lisans eğitimini mimari tarih alanında tamamlayan
Beytullah Bereket ise çocukluğundan bu yana ahşap oymacılığıyla iç içe
büyüdüğünü belirtti.
“Zamanla ahşap oymacılığı benim için sadece bir meslek
değil, aynı zamanda büyük bir tutku haline geldi. El işçiliğine dayalı üretim,
seri üretime göre çok daha fazla zaman, emek, sabır ve ustalık gerektiriyor.
Buna rağmen bu geleneği yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak istiyorum.”
Geleneksel yöntemleri akademik eğitimle birleştirerek yeni
üsluplar geliştirmeyi hedeflediğini ifade eden Bereket, amacının yalnızca baba
mesleğini sürdürmek değil, aynı zamanda ahşap oymacılığı sanatını daha geniş
kitlelere tanıtmak olduğunu söyledi.
bir eser ortalama iki haftada tamamlanıyor
Atölyede at, deniz kızı, kartal ve kuğu gibi figürlerden
oluşan tablolar ürettiklerini anlatan Hanifi Bereket, bir eserin
tamamlanmasının ortalama iki hafta sürdüğünü belirtti.
Çalışmalarında ağırlıklı olarak maun ağacı kullandıklarını dile
getiren Bereket, “Maun, dayanıklılığı ve kalitesiyle bilinen değerli bir ağaç
türü. Uzun ömürlü eserler üretmemize imkan sağlıyor.” dedi.
Baba-oğulun birlikte yürüttüğü üretim süreci, geleneksel el
sanatlarının modern eğitimle desteklenerek sürdürülebilir hale getirilmesine
örnek olarak gösteriliyor.