Aktif oyunlar çocukların fiziksel, bilişsel ve sosyal
gelişimini destekliyor!
Tablet, telefon ve bilgisayar gibi dijital araçların
çocukların günlük yaşamında giderek daha fazla yer kapladığına dikkat çeken
Emrullah Harun Kaya, “Aktif oyun ve açık hava etkinliklerine ayrılan zaman
azaldı. Önceki nesillerin günlük yaşamında önemli bir yer tutan sokak oyunları,
koşma, tırmanma, bisiklete binme ve arkadaşlarla hareketli oyunlar, günümüzde
birçok çocuk için ekran temelli etkinliklerle yer değiştirdi.” dedi.
Çocukların daha az hareket etmesinin yalnızca fiziksel
kondisyonu değil; motor becerileri, sosyal ilişkileri, problem çözme
yetenekleri, özgüvenleri ve günlük yaşam aktivitelerine bağımsız katılımları
üzerinde de etkili olabileceğini ifade eden Kaya, “Hareket çocuk gelişiminin
temel taşlarından biridir. Çocuklar hareket ederek öğrenir, oynayarak gelişir.
Hareket sırasında bedenlerini tanır, çevreleriyle ilişki kurar, karşılaştıkları
sorunlara çözüm üretir ve yeni beceriler kazanırlar. Aktif oyunlar çocukların
kas kuvvetini ve dayanıklılığını geliştirirken denge, koordinasyon, dikkat,
planlama ve sosyal iletişim becerilerine de önemli katkılar sağlar.” diye
konuştu.
Yeterince hareket etmeyen çocuklarda kas kuvveti, denge ve
koordinasyon sorunları görülebilir!
Çocukların fiziksel olarak gelişebilmeleri için düzenli ve
çeşitli hareket deneyimlerine ihtiyaç duyduğuna işaret eden Kaya, “Yeterince
hareket etmeyen çocuklarda kas kuvveti, dayanıklılık, esneklik, denge ve
koordinasyon alanlarında güçlükler görülebilir.” dedi.
Hareketsiz yaşamın çocukların yorulma süresini de
etkileyebileceğini aktaran Kaya, “Günlük hareket miktarı azalan çocuklar
koşarken, merdiven çıkarken, uzun süre ayakta kalırken veya yaşıtlarıyla oyun
oynarken daha çabuk yorulabilir. Top yakalama, tek ayak üzerinde durma,
sıçrama, seksek oynama ve bisiklete binme gibi becerilerde zorlanabilirler.”
ifadelerini kullandı.
Çocuk yeterli hareket deneyimi kazanamadığında günlük yaşam
becerilerinde de zorlanabilir!
Motor becerilerin yalnızca spor yaparken ihtiyaç duyulan
yetenekler olmadığını kaydeden Kaya, “Çocuğun okul ve ev yaşamındaki birçok
etkinlikte bedenini etkili biçimde kullanması gerekir.” dedi.
Kaya, şöyle devam etti:
“Çantayı taşımak, sırada dengeli oturmak, kalem kullanmak,
kıyafet giymek, ayakkabı bağlamak, yemek yemek, oyuncakları toplamak ve oyun
alanında arkadaşlarına katılmak gibi günlük aktiviteler motor becerilerle
ilişkili. Çocuk yeterli hareket deneyimi kazanamadığında yalnızca koşma veya
zıplama sırasında değil, günlük yaşam becerilerinde de zorlanabilir.
Ayrıca çocuklar oyun sırasında sürekli karar verir ve çözüm
üretir. Bir engelin üzerinden nasıl geçeceğini düşünmek, topun nereye
gideceğini tahmin etmek, düşmeden dengede kalmaya çalışmak veya arkadaşlarıyla
bir oyunun kurallarını oluşturmak bilişsel süreçleri harekete geçirir.”
Ergoterapide amaç yalnızca çocuğun kaslarını güçlendirmek
değil!
Ergoterapinin çocukların fiziksel, bilişsel, duyusal, sosyal
ve duygusal ihtiyaçlarını birlikte ele aldığını hatırlatan Emrullah Harun Kaya,
“Çalışmalar çocuğun yaşına, gelişim düzeyine, ilgi alanlarına ve günlük yaşamda
zorlandığı aktivitelere göre planlanır.” dedi.
Ergoterapide amacın yalnızca çocuğun kaslarını güçlendirmek
olmadığına değinen Kaya, “Çocuğun arkadaşlarıyla rahatça oyun oynayabilmesi,
okul etkinliklerine katılabilmesi, günlük yaşam becerilerini mümkün olduğunca
bağımsız yapabilmesi ve kendisini yeterli hissedebilmesi hedeflenir. Oyun ve
hareket, çocuğun gelişimini destekleyen en önemli araçlar arasında yer alır.”
açıklamasını yaptı.
Çocuğun günlük yaşam becerilerini zor gerçekleştirmesi
değerlendirme gerektirebilir!
Çocukların gelişim özelliklerinin birbirinden farklı
olduğunu ifade eden Kaya, “Bazı çocuklar hareketli oyunlara kolaylıkla
katılırken bazıları denge, koordinasyon, motor planlama veya duyusal işlemleme
alanlarında desteğe ihtiyaç duyabilir.” dedi.
Çocuğun sürekli düşmesi, merdiven çıkmakta zorlanması, top
oyunlarından kaçınması, çabuk yorulması, kalem kullanımında güçlük yaşaması
veya günlük yaşam becerilerini yaşıtlarına göre daha zor gerçekleştirmesi
durumunda gelişimsel değerlendirme yapılabileceğini belirten Kaya, erken
dönemde sunulan desteğin çocuğun katılımını ve özgüvenini artırabileceğini
söyledi.
Aileler her gün çocuklarıyla birlikte aktif oyun zamanı
planlamalı!
Ailelerin evde bulunan malzemelerle çocukları hareket etmeye
teşvik edebileceğini aktaran Kaya, “Yastık, minder ve güvenli mobilyalar
kullanılarak mini engel parkurları hazırlanabilir. Çocuğun minderlerin
üzerinden geçmesi, belirlenen çizgide yürümesi, sandalyelerin çevresinden
dolaşması veya güvenli bir hedefe doğru emeklemesi gibi oyunlar denge,
koordinasyon ve motor planlama becerilerini destekleyebilir. Parkurun çocuğun
yaşına uygun hazırlanması ve mutlaka yetişkin gözetiminde kullanılması
gerekir.” dedi.
Müzik eşliğinde dans etmenin de çocukların ritim,
koordinasyon ve beden farkındalığını desteklediğini aktaran Kaya, sözlerini
şöyle tamamladı:
“Aileler her gün çocuklarıyla birlikte aktif oyun zamanı
planlamalı. Çocuğun yaşı, sağlık durumu ve ihtiyaçları göz önünde
bulundurularak yaklaşık 30 ila 60 dakikalık hareketli oyun zamanları
oluşturulmalı. Aktif oyun zamanı yalnızca çocuğun hareket ettiği, yetişkinlerin
ekrana baktığı bir zaman olmamalı. Ebeveyn de oyuna katıldığında çocuğun
motivasyonu, iletişimi ve oyundan aldığı keyif artar.
Aileler çocuklarını yaşıtlarıyla kıyaslamak yerine kendi
gelişimleri üzerinden değerlendirmeli. Her çocuk aynı hızda koşmak veya aynı
yükseklikte zıplamak zorunda değildir. Çocuğun çabasını fark etmek ve küçük
gelişimleri desteklemek önemlidir. ‘Arkadaşın senden daha hızlı’ demek yerine,
‘bugün daha uzun süre oynadın’ veya ‘topu yakalamak için çok güzel denedin’
gibi ifadeler kullanılabilir. Amaç çocuğun hareketten keyif alması ve kendisini
güvende hissetmesidir.”