Sakaryaspor'un bugün gerçekleştirilen Olağan Genel Kurulu'nda yaşanan arbede ve gerginlikler nedeniyle toplantının ertelenmesinin ardından gözler kulüp Başkanı Enes Zengin'e çevrildi.
Yeni Sakarya Atatürk Stadyumu'nda yaşanan olaylar sonrasında
açıklama yapan Zengin, hem kongre sürecine hem de kulübün geleceğine ilişkin
açıklamalarda bulundu.
"SAKARYASPOR'U BÖYLE BİR NİYETLE KULLANMALARI HEPİMİZİ
ÜZÜYOR"
Yaşanan gelişmelere tepki gösteren Enes Zengin,
"Öncelikle Sakarya'mızın en büyük değeri Sakaryaspor'u böyle niyetler
içerisinde kullanmaları hepimizi üzüyor. Biz burada Sakaryaspor için daha iyisi
olsun dedikçe... Tuncay Bey aday olacaktı, ben kendim gittim dedim, 'yakışır,
bu şehrin bir değerisin, olmak gerekir' diye... İnandığımız biriydi." diye
konuştu.
TUNCAY ŞANLI AÇIKLAMASI
Tuncay Şanlı ile görüştüklerini ve aday olması yönünde
destek verdiklerini belirten Zengin, Şanlı'nın şartlarının oluşmaması nedeniyle
sürecin gerçekleşmediğini söyledi. Zengin, "Ben Tuncay Şanlı'nın iyi bir
kadroyla geleceğini bildiğim için ben Sakaryaspor adına kendisiyle oturduk. Ben
geldim anlattım dedim bize biz sana teşekkür ederiz. Bize gurur verdin. Buraya
çık. Bu taşın altına sen elini koydun dedik ama şartları uymadı. Gelmedi."
"BURASI KİMSENİN PR YAPACAĞI YER DEĞİL"
Sakaryaspor'un kişisel hedefler veya tanıtım çalışmaları
için kullanılmasına karşı olduklarını vurgulayan Zengin, "Ama şimdi kimin
ne olduğunu bilmediğimiz birine biz Sakaryaspor'u teslim edemeyiz. Ben bunu
daha önce de söyledim. Burası kimsenin PR yapacağı bir yer değil. Burası o
koltuk değil. Burası kimsenin isim yazdırıp da PR yapacağı bir yer değil.
Burası sorumluluk gerektiren, bir şehrin sorumluluğunu gerektiren bir
emanet." dedi.
"BU ŞEHRİN EMANETİNİ BAŞKASINA VEREMEYİZ"
Kulübün geleceği konusunda taviz vermeyeceklerini ifade eden
Zengin, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:
"Ama başka biri de gelip de ben burada PR yapacağım
diye olmaz. Biz burada Sakaryaspor'u böyle bir şeye teslim etmeyiz. Böyle bir
şeye de alet etmeyiz. Ama başka biri de böyle birilerine de kimse kusura
bakmasın bu şehrin emanetini veremeyiz. Ben başta da dedim kol kırılır yen
içinde kalır. Kendi kendimize hesabımızı veririz birbirimize ama başka birine
de olmaz. Burası oyuncak değil."