Unutkanlığın her zaman aynı nedene bağlı olmadığını belirten uzmanlar, bazı durumlarda nörolojik hastalıkların, bazı durumlarda ise psikiyatrik sorunların belirtisi olabildiğini söylüyor.
Nörolojik unutkanlığın genellikle yavaş ve ilerleyici
seyrederken, psikiyatrik unutkanlığın daha ani başladığına işaret eden Nöroloji
Uzmanı Doç. Dr. Burcu Polat, “Psikiyatrik unutkanlık ile nörolojik unutkanlık
arasında bazı ayırıcı tanı ipuçları var. Basit bazı soruların cevapları
unutkanlığın nedenini belirlemede yardımcı olabilir.” dedi. Doç. Dr. Polat,
doğru değerlendirmenin uygun tedavi ve destek için kritik rol oynadığını
vurguladı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı
Doç. Dr. Burcu Polat, nörolojik ve psikiyatrik kökenli unutkanlıkların
nedenleri, belirtileri ve seyir açısından farklılıkları ile doğru ayırt etmenin
önemi hakkında açıklamalarda bulundu.
Nörolojik ve psikiyatrik unutkanlıkta altta yatan
mekanizmalar ve klinik özellikler farklı!
Unutkanlığın, Alzheimer gibi hem nörodejeneratif
hastalıkların hem de psikiyatrik sorunların ortak bir belirtisi olabileceğini
ifade eden Doç. Dr. Burcu Polat, “Ancak altta yatan mekanizmalar ve klinik
özellikler farklıdır.” dedi.
Nörolojik unutkanlığın yavaş, sinsi ve genellikle ilerleyici
bir başlangıcı olduğunu aktaran Doç. Dr. Polat, “Önce yakın bellek bozulur;
hasta unuttuğunu fark etmeyebilir veya önemsemeyebilir. Zamanla dil, yön bulma,
yürütücü işlevler gibi başka bilişsel alanlar da etkilenir. Nörolojik muayenede
yürüme bozukluğu, güç kaybı gibi ek bulgular eşlik edebilir. Nöropsikolojik
testlerde gerçek bir öğrenme/hatırlama sorunu vardır; ipucu verilse de
performans düzelmez.” şeklinde konuştu.
Altta yatan duygudurum bozukluğu tedavi edildiğinde bilişsel
şikayetler genellikle düzelir!
Psikiyatrik unutkanlığı da değinen Doç. Dr. Burcu Polat,
şunları söyledi:
“Genellikle daha yeni başlangıçlıdır ve ilgisizlik,
uyku-iştah değişiklikleri, keyifsizlik gibi depresif belirtilerle eş
zamanlıdır. Hasta unutkanlığından yoğun şikayetçidir, bunu fazlaca önemser.
Depresif bireyler performanslarını gerçekte olduğundan daha kötü tanımlama
eğilimindedir. Dikkat ve konsantrasyon bozukluğu ön plandadır; gerçek bellek
depolama sorunu nadirdir. Testlerde ipucu/hatırlatma ile performans belirgin
düzelir. Altta yatan duygudurum bozukluğu tedavi edildiğinde bilişsel
şikayetler genellikle düzelir.”
Bu soruların cevapları unutkanlığın nedenini belirlemede
yardımcı olabilir
Psikiyatrik unutkanlık ile nörolojik unutkanlık arasında
bazı ayırıcı tanı ipuçları olduğunu dile getiren Doç. Dr. Burcu Polat,
“Şikayetin kendisi mi yoksa yakınların gözlemi mi öncelikli? Psikiyatrik
durumlarda kişinin kendisi şikayetçi iken nörolojik tabloda çevresi fark eder.
İpucuyla performans düzeliyor mu? Psikiyatrikte evet, nörolojikte hayır. Eşlik
eden duygudurum bulguları var mı? Zaman içindeki gidişat dalgalı/duygudurumla
ilişkili mi, yoksa istikrarlı ilerleyici mi? Bu soruların cevapları unutkanlığın
nedenini belirlemede yardımcı olabilir.” açıklamasını yaptı.
Her unutkanlık aynı anlama gelmez!
Aile bireylerinden birinde unutkanlık fark edildiğinde
kaygılanılabileceğini kaydeden Doç. Dr. Polat, “Ama her unutkanlık aynı anlama
gelmez. Bazı unutkanlıklar beyin hücrelerinin yıpranmasından, bazıları ise
ruhsal yorgunluk ve üzüntüden kaynaklanır. İkisini ayırt etmek, doğru desteği
sağlamak için çok önemlidir.” dedi.
Beyin hastalıklarına bağlı unutkanlığın nörodejeneratif
süreçlerle ilişkili ilerleyici bilişsel bozulma ile seyrettiğini, psikiyatrik
nedenli unutkanlığın ise duygudurum ve dikkat/konsantrasyon süreçlerindeki
bozulmaya bağlı olarak ortaya çıkan, çoğu zaman geçici bilişsel şikayetler
olduğunu yineleyen Doç. Dr. Polat, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ailelerin bazı soruların cevaplarına dikkat etmesi doğru
destek için rehber olabilir: Şikayet kimden geliyor? Kişinin kendisi mi çok
şikayetçi, yoksa siz mi fark ediyorsunuz? Hatırlatınca akıllarına geliyor mu,
yoksa hiç hatırlamıyorlar mı? Yanında keyifsizlik, isteksizlik, uyku/iştah
sorunu var mı? Durum zamanla kötüye mi gidiyor, yoksa dalgalı mı?”