Yaz aylarında sıcak hava, güneş ve deniz keyifli anlar
yaşatırken cilt sağlığı açısından bazı riskleri de beraberinde getirebiliyor.
Güneş ışınları, sıcak hava, bölgesel olarak artan nem ve terlemeye bağlı
sıvı-mineral kaybı nedeniyle ciltte
oluşan hasar pek çok cilt hastalığının gelişmesine yol açabiliyor. Özellikle
zararlı ultraviyole (UV) ışınları, yetersiz su tüketimi ile bilinçsizce
güneşlenmek; egzama atakları, cilt enfeksiyonları ve cilt kanseri gibi önemli
sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Dermatoloji
Uzmanı Dr. Dilara Tüysüz, cilt hasarına
karşı yaz aylarında güneşin zararlı ışınlarından kaçınmanın ve yeterli su
tüketmenin büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, “Doğrudan güneş ışığına maruz
kalmak cilt sağlığı açısından en büyük riski oluşturmaktadır. Bu nedenle
güneşin etkisinin en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mümkün
olduğunca gölgede kalınması, şapka ve koruyucu giysilerden yararlanılması çok
önemlidir. Ayrıca, yaz aylarında sıcaklara bağlı artan terleme nedeniyle oluşan
sıvı kaybını önlemek için her gün 2-2.5 litre su tüketimi asla ihmal
edilmemelidir” diyor.
EGZAMA
Yaz aylarında artan sıcaklıklar, yoğun terleme ve güneş
ışınlarına uzun süre maruz kalmak egzama ataklarını tetikleyebiliyor. Özellikle
atopik dermatit hastalarında sıcak hava ve cilt bariyerinin zayıflaması ciltte
kaşıntı, kızarıklık, kuruluk ve tahriş gibi sorunların belirginleşmesine neden
olabiliyor. Deniz suyu bazı kişilerde cildi rahatlatırken, havuzlardaki klor ve
uzun süre ıslak mayo ile kalmak cildi tahriş ederek egzama belirtilerini
artırabiliyor. Düzenli cilt bakımı ve doğru korunma yöntemleri sayesinde yaz
aylarında egzama ataklarının sıklığının ve şiddetinin önemli ölçüde
azaltılabildiğini vurgulayan Dr. Dilara Tüysüz, “Egzama belirtilerinin
şiddetlenmesi, ciltte iltihaplanma, akıntı veya enfeksiyon bulgularının
görülmesi durumunda ise vakit kaybetmeden bir dermatoloji uzmanına başvurulması
son derece önemlidir” diye konuşuyor.
Nasıl önlem almalı?
Her gün 2-2.5 litre suyu gün içine yayarak tüketmeye özen
gösterin.
Cildinizi düzenli olarak nemlendirmeyi alışkanlık
edinin. Duşun ardından ilk birkaç dakika
içinde parfümsüz ve hassas ciltlere uygun nemlendiriciler kullanın.
Sıcak su yerine ılık suyla kısa süreli duş alın ve cildi
tahriş edebilecek sert sabunlardan kaçının.
Terleme sonrasında cildinizi temiz suyla durulayın ve
kıyafetinizin kuru olmasına dikkat edin.
Sentetik kumaşlar terlemeyi artırarak egzama belirtilerini
kötüleştirebiliyor. Bu nedenle pamuklu, bol ve nefes alabilen giysiler tercih
edin.
Güneşe çıkmadan önce hassas ciltler için uygun, geniş
spektrumlu ve en az SPF 50 güneş koruyucu kullanın.
CİLT ENFEKSİYONLARI
Yaz aylarında en sık mantar, bakteriyel ve viral
enfeksiyonlar görülüyor. Mantar enfeksiyonları yazın cildin hava alamaması ve
nem gibi sebeplerle kolaylıkla oluşabiliyor. Çok kalabalık deniz, havuz ve su
parkı gibi ortamlardan bulaşan virüs ve mantarlar nedeniyle mantar enfeksiyonları ile kıl kökü
iltihaplanmaları gelişebiliyor. Bunların yanı sıra viral siğiller ile molluskum
hastalıklarına neden olan virüsler de ortak kullanılan havuz ve su kaydırağı
gibi ortamlardan kolayca bulaşabiliyor.
Nasıl önlem almalı?
Kalabalık ve hijyen koşulları yeterli olmayan havuz, deniz
ile su parklarından kaçının.
Deniz ve havuz sonrasında mutlaka kısa bir duş alın.
Duş sonrasında cildinizi iyice kurulayın, nemli kıyafetlerle
uzun süre kalmayın.
Özellikle ıslak veya nemli mayo ve deniz kıyafetleriyle uzun
süre beklemeyin.
Havlu, terlik ve kişisel bakım ürünleri gibi eşyaları ortak
kullanmaktan kaçının.
CİLT KANSERİ
Cilt kanseri, dünya genelinde en sık görülen kanser türleri
arasında yer alırken, özellikle güneşe bağlı gelişen türlerinde artış dikkat
çekiyor. Güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre maruz kalmak ve
solaryum kullanımı cilt kanseri gelişiminde en önemli risk faktörleri arasında
yer alıyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Dilara Tüysüz, erken teşhisin cilt
kanserinde tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını belirterek, “Benlerde
şekil ya da renk değişimi varsa, büyüme fark ediliyorsa vakit kaybetmeden bir
doktora başvurulmalıdır” diyor.
Nasıl önlem almalı?
Ailenizde cilt kanseri öyküsü varsa güneşlenmekten kaçının.
Güneşin zararlı ultraviyole ışınlarının yeryüzüne en dik
geldiği 11.00-16:00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkmayın.
Dışarıya çıkmadan önce en az SPF 50 güneş koruyucu kullanın.
Koruyucuyu en geç iki saatte bir yenileyin.
Bronzlaşmak amacıyla solaryum kullanımından kaçının.
Ultraviyole ışınlarına karşı koruyucu özellikte kıyafetleri
tercih edin.
Açık alanlarda şapka ve güneş gözlüğü kullanın.
Güneşten korunmaya destek amacıyla kullanılan bazı vitamin
veya antioksidan içerikli takviyeleri hekiminizin tavsiyesiyle
kullanabilirsiniz.