Hareketsiz yaşam, uzun süre masa başında çalışmak ve yanlış
duruş alışkanlıkları, omurga rahatsızlıklarını yaygınlaştırıyor. Ağrı ve
hareket kısıtlılığına neden olabilen bu sorunlarda cerrahi dışı tedaviler
giderek daha fazla önem kazanıyor. Omurga hastalıklarının tedavisinde
kullanılan teknolojik yöntemlere dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi
Hastanesi’nden Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı,
“Omurga kaynaklı ağrıların tedavisinde bilgisayar destekli ve robotik
sistemlerden yararlanabiliyoruz. Bu yenilikçi teknolojilerden biri olan
Robospine sisteminde, tedavi hastanın ihtiyaçlarına göre planlanıyor ve diskler
ile sinirlerdeki baskının azaltılması sağlanıyor” dedi.
Bu sistemdeki robotik destekli uygulamaların tedavi sürecini
desteklediğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon
Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, “Günlük yaşamına kısa sürede dönmek isteyenler için
öne çıkan bir tedavi seçeneği. Omurgaya özel olarak uygulanan hareketlerle
omurlar arasındaki baskının azaltılmasına yardımcı olan sistem, sinirler
üzerindeki yükün hafiflemesini ve ağrının azalmasını hedefliyor. Diskler
üzerindeki basıncın azalması, sıvı ve besin alışverişini destekleyerek doğal
iyileşme sürecine katkı sağlayabiliyor. İşlem herhangi bir kesi veya girişim
gerektirmediğinden anesteziye ihtiyaç duyulmuyor. Bu sayede kanama ve
enfeksiyon gibi riskler de en aza iniyor” dedi.
Kişiselleştirilmiş tedavi imkânı
Tedavi sırasında hastanın rahat bir sırtüstü pozisyonda
bulunmasının konforu artırdığını belirten Akı, “Bu teknoloji; robotik destekli
programlar ve objektif analiz sistemleri sayesinde hastanın tanısına,
şikâyetlerinin bulunduğu bölgeye ve ağrı şiddetine göre kişiye özel bir tedavi
planı oluşturulmasını mümkün kılıyor. Cerrahi dışı bir seçenek olarak öne çıkan
sistem, bel ve boyun fıtıkları başta olmak üzere sırt ağrısına neden olan
çeşitli omurga rahatsızlıklarında da kullanılabiliyor. İlk seanstan itibaren
olumlu sonuçlar vadeden bu yöntem, gelişmiş güvenlik özellikleri sayesinde
güvenli bir tedavi süreci sunuyor” şeklinde konuştu.
Beyaz yakalılardan bedenen çalışanlara geniş bir gruba hitap
ediyor
Uzun süre aynı pozisyonda çalışan ofis çalışanları, fiziksel
güç gerektiren işlerde çalışanlar, yoğun trafik nedeniyle uzun süre hareketsiz
kalanlar veya yanlış duruş alışkanlıklarıyla omurgasını zorlayan kişilerde
sıklıkla tercih edilen bir tedavi seçeneği olduğunu açıklayan Akı, “Bel ve
boyun fıtıkları, fıtığa bağlı bacak ve kol ağrıları, omurilik daralması,
skolyoz ve kifoz gibi postür bozuklukları, dejeneratif disk hastalıkları, faset
eklem ağrıları ve kas spazmlarında önemli faydalar sağlıyor. Ayrıca kas
güçsüzlüğü ve omurga dengesizliği yaşayan, fizik tedaviden yeterli fayda
göremeyen hastalar için de önemli bir alternatif” dedi.
Her hastanın bu tedavi için uygun bir aday olmadığını da
sözlerine ekleyen Akı, “İleri düzey kemik erimesi, omurga romatizması ve
enfeksiyonları, kötü huylu kemik tümörleri, metastatik kemik kanseri, omurga
veremi, hamilelik ile omurgaya yönelik metal implant ya da cerrahi uygulama
öyküsü bulunan kişilerde tercih edilmez” uyarısında bulundu.
İşlem öncesinde fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı
tarafından kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerektiğinin altını çizen Akı,
“Robotik sistemler yardımıyla omurganın hareket açıklığı, kas dengesi ve ağrı
düzeyi tespit edilerek hastaya bir yol haritası oluşturulur. Uygulama, ihtiyaç
doğrultusunda boyun, sırt ve bel bölgelerinin tamamına ya da yalnızca sorunlu
bölgeye yönelik olarak gerçekleştirilebilir. Seanslar genellikle 20-30 dakika
sürerken, tedavi programı hastanın durumuna göre 5 ila 10 seans arasında
planlanır. Ofis çalışanları ise çoğu zaman birkaç gün içinde günlük yaşamlarına
ve işlerine dönebilir. Ancak tedavi sonrasında elde edilen kazanımların
korunabilmesi için hastaların önerilen egzersiz programına uyması çok önemli”
dedi.