Bugün sabah Resmî Gazete'ye baktığımda dikkatimi çeken
düzenlemelerden biri araç kiralama sektörünü doğrudan ilgilendiren yeni
yönetmelik oldu.
İlk bakışta birkaç başlık…Yetki belgesi.Araç sayısı.Yaş ve
kilometre sınırı.Depozito.Sözleşme.Hasar….
Ama bir mali müşavir gözüyle baktığınızda bunun birkaç
başlıktan çok daha fazlası olduğunu görüyorsunuz.
Çünkü bazen bir yönetmelik, sadece mevzuatı değil, bir
işletmenin bütün çalışma düzenini değiştirir.
Bence bugün araç kiralama sektörünün önündeki mesele tam
olarak bu.
“Ben yıllardır bu işi yapıyorum” demek artık yetmeyecek.
Yeni düzenlemeyle ticari faaliyet kapsamında motorlu kara
taşıtı kiralayan işletmeler için yetki belgesi zorunlu hale geliyor.
Üstelik iş sadece belge almakla da bitmiyor.İşletmenin vergi
mükellefiyeti olacak.Meslek odası kaydı olacak.Vergi ve oda kayıtlarında araç
kiralama faaliyeti bulunacak.İşletme sorumlusunda belirli eğitim ve mesleki
yeterlilik şartları aranacak.
Burada benim özellikle dikkat çekmek istediğim bir nokta
var:
Artık “Ben bu işi yıllardır yapıyorum” demek, tek başına
yeterli olmayacak.
Çünkü yeni dönem, faaliyetlerin daha kayıtlı, daha
izlenebilir ve daha kurallı yürütülmesini istiyor.
Bu, bir taraftan işletmeler için yeni sorumluluklar
getirirken diğer taraftan kayıt dışılığın ve haksız rekabetin azaltılması
açısından önemli bir adım.
Ve açık konuşmak gerekirse, kayıtlı çalışan işletmenin
yıllardır yaşadığı en büyük sorunlardan biri de zaten buydu:
Kurala uyanla uymayanın aynı piyasada rekabet etmesi.
Asıl hesap şimdi başlıyor
Bir mali müşavir olarak beni en çok ilgilendiren taraf ise
araç sayısı ve araçların niteliği.
Çünkü mevzuatın bir maddesi, bazen işletme sahibinin
bilançosunda çok daha büyük bir anlam taşır.
Yeni düzenlemeye göre belirli ilçelerde en az 10 araç, bazı
yerlerde ise en az 5 araç şartı getiriliyor. Büyükşehirlerin nüfusu 30 bini
geçen ilçelerinde ayrıca en az iki hibrit veya tamamen elektrikli aracın filoda
bulunması ve bunlardan en az birinin Türkiye'de üretilmiş olması gerekiyor.
Şimdi bunu bir işletme sahibinin gözünden düşünelim.Kâğıt
üzerinde baktığınızda bu sadece “filo şartı”dır.Ama işletme sahibinin
masasındaki karşılığı farklıdır:
Finansman.Kredi.Sigorta.Bakım.Amortisman.Nakit akışı.Ve en
önemlisi, yatırım kararı.
İşletme sahibi belki de yıllardır kullandığı araçların bir
kısmını yenilemek zorunda kalacak.
Peki bunu hangi kaynakla yapacak?Kredi mi
kullanacak?Araçlarını satacak mı?Filoyu küçültecek mi?Elektrikli veya hibrit
araç yatırımı yapacak mı?
İşte burada mali müşavirlik yalnızca vergi beyannamesi
hazırlamak olmaktan çıkıyor.
Çünkü işletme sahibine artık sadece “Mevzuat böyle” demek
yetmez.
“Bu değişiklik sizin bilançonuzu nasıl etkiler?” sorusunu da
sormak gerekir.
Altı yaşındaki araç neden artık sadece bir araç değil?
Yeni düzenlemeyle klasik araçlar hariç olmak üzere 6
yaşından büyük araçların kiralanmasının önüne geçiliyor.
Kilometre sınırı da getiriliyor.
Elektrikli araçlarda 300 bin kilometre, diğer araçlarda 180
bin kilometre sınırı bulunuyor. Ayrıca ağır hasar kaydı, muayene, zorunlu
sigorta ve periyodik bakım gibi şartlar da aranıyor.
Şimdi düşünün…
Bir rent a car işletmesinin filosunda mevzuata göre artık
kiraya veremeyeceği araçlar varsa, bu araçlar ne olacak?
Satılacak.Filodan çıkarılacak.Yerine yenisi alınacak.Belki
işletmenin kredi yükü artacak.Belki sermaye ihtiyacı doğacak.Belki işletme sahibi
“Ben bu yatırımı yapabilir miyim?” diye yeniden hesap yapacak.
İşte tam bu nedenle ben bu düzenlemeyi yalnızca bir Ticaret
Bakanlığı düzenlemesi olarak görmüyorum.
Bu aynı zamanda işletmeler açısından bir finansal planlama
konusu.
Depozito meselesi de küçümsenmemeli
Bir başka önemli değişiklik depozito uygulamasında.
1-6 günlük kiralamalarda depozito en fazla 3 günlük kira
bedeli, 7-29 günlük veya haftalık kiralamalarda ise en fazla 7 günlük kira
bedeli kadar alınabilecek.
Üstelik depozitonun iadesine ilişkin süre de düzenleniyor ve
belirli koşullar dışında iadenin araç iadesinden sonra 7 gün içinde
tamamlanması gerekiyor.
Çek, senet, teminat mektubu veya kefaletname gibi borç
doğuran belgelerin depozito amacıyla alınmasının da önüne geçiliyor.
Bunun işletme açısından anlamı ne?
Nakit yönetimi.
Eskiden işletmenin elinde daha uzun süre kalan bir depozito,
yeni dönemde aynı şekilde tutulamayacak.
Dolayısıyla işletme sahibinin “kasaya giren para” ile
“işletmenin gerçekten kullanabileceği para” arasındaki farkı çok daha iyi
bilmesi gerekecek.
Muhasebe açısından baktığınızda küçük görünen bir
düzenlemenin işletmenin günlük nakit akışına dokunduğunu görüyorsunuz.
Bir de hasar meselesi var
Araç kiralama sektöründe yıllardır tartışılan konulardan
biri de hasar.
Araç teslim edilirken ve iade alınırken teslim ve iade
belgelerinin düzenlenmesi gerekiyor.
Kiracıdan hasar veya arıza bedeli talep edilecekse bunun
bağımsız ve yetkili ekspertiz raporuyla belgelendirilmesi gerekiyor. İşletmenin
kendi personelinin veya işletmeyle bağlantılı kişilerin hazırladığı raporlar bu
konuda yeterli olmayacak.
Bence bu düzenlemenin insani tarafı da burada.
Çünkü bir aracı teslim alırken üzerinde olmayan bir
çizikten, aracı iade ederken sorumlu tutulmak istemeyen tüketici de var.
Diğer tarafta gerçekten zarar gördüğü halde bunu ispatlamak
zorunda kalan işletme de var.
Yeni sistemin amacı tam da bu tartışmaları mümkün olduğunca
belgeye bağlamak.
Ne oldu?Ne zaman oldu?Araç hangi durumda teslim edildi?Hangi
durumda iade edildi?
Artık cevapların mümkün olduğunca kâğıt üzerinde veya
elektronik ortamda bulunması gerekecek.
Bir mali müşavir için asıl uyarı
Ben bugün araç kiralama sektöründe faaliyet gösteren bir
işletmeyle otursam, kendisine ilk olarak “Yönetmeliği okudunuz mu?” diye sormam.
Şunları sorarım:
Filonuzda kaç araç var?Bu araçların yaşları ve kilometreleri
nedir?Hangileri yeni şartlara uymuyor?Araçların kaçı işletme adına
kayıtlı?Faaliyet kodunuz ve vergi kayıtlarınız doğru mu?Yetki belgesi için
eksikleriniz neler?Mesleki yeterlilik şartını karşılıyor musunuz?Yeni araç
yatırımı için finansman planınız hazır mı?Sözleşmelerinizi yenilediniz
mi?Depozito uygulamanızı değiştirdiniz mi?Teslim ve iade belgelerinizi nasıl
düzenleyeceksiniz?
Çünkü iyi mali müşavirlik biraz da budur.
Mevzuatı müşterinin önüne koyup “Oku” demek değil…
Mevzuatın müşterinin işletmesinde neye dönüşeceğini
anlatabilmek.
Önümüzde hâlâ zaman var ama rehavete yer yok
Yönetmelik bugün yayımlandı ama 1 Ocak 2027'de yürürlüğe
girecek.
Mevcut işletmelere yetki belgesi için 1 Temmuz 2027'ye kadar
süre tanınıyor. Araç sayısı ve araçların nitelikleriyle ilgili bazı şartlar
bakımından ise 1 Ocak 2028'e kadar geçiş süreci bulunuyor.
Yani bugün kimsenin yarın sabah dükkânını kapatması
gerekmiyor.Ama bugün hiçbir şey yapmamak da doğru değil.Çünkü özellikle
filosunu yenilemesi gereken işletmeler için bir araç yatırımı, birkaç günlük
bir karar değildir.
Finansmanı vardır.Satışı vardır.Kredisi vardır.Sigortası
vardır.Muhasebesi vardır.Vergisel sonuçları vardır.Ve bütün bunların planlanması
gerekir.
Son söz
Ben bu düzenlemenin bir tarafında tüketicinin korunmasını,
diğer tarafında ise kayıtlı ve kurallara uygun çalışan işletmelerin
desteklenmesini önemli buluyorum.
Ama her yeni düzenlemede olduğu gibi burada da önemli olan
yalnızca kuralın ne söylediği değil, işletmelerin bu kurala nasıl
hazırlanacağı.
Çünkü mevzuat değiştiğinde çoğu zaman ilk baktığımız şey “Ne
ceza var?” oluyor.
Oysa bence daha doğru soru şu:
“Bu değişiklikten önce işletmemde neyi değiştirmeliyim?”
Araç kiralama sektöründe bugün itibarıyla yapılması gereken
de tam olarak bu.
Filoya bakmak.Kayıtlara bakmak.Sözleşmelere bakmak.Nakit
akışına bakmak.Ve en önemlisi, işletmenin geleceğine bakmak.Çünkü yeni dönemde
araç kiralama işi sadece direksiyonun başında değil;
muhasebe kayıtlarında, bilançoda, sözleşmede ve işletme
sahibinin aldığı yatırım kararlarında da yönetilecek.
Ve belki de bu düzenlemenin işletmelere verdiği en önemli
mesaj şu:
“Mevzuata uyum, son gün yapılacak bir hazırlık değil;
işletmenin yarınını bugünden planlama işidir.”
Benim meslek hayatımda gördüğüm en önemli gerçeklerden biri
de şu:
Bir işletme çoğu zaman değişen mevzuattan değil,
değişeceğini bildiği halde hazırlanmamaktan zorlanır.
Bugün araç kiralama sektörünün önünde yeni bir yol var.
Direksiyon artık işletme sahiplerinin elinde.
Şimdi mesele, o yola ne kadar hazırlıklı çıkacakları.