Çam, 17 Ağustos 1999 gecesi yaşanan Marmara Depremi’nin Türkiye’nin en büyük afetlerinden biri olduğunu belirterek, depremde binlerce insanın yaşamını yitirdiğini, çok sayıda vatandaşın yaralandığını ve binlerce ailenin büyük acılar yaşadığını ifade etti.
Aradan 27 yıl geçmesine rağmen 17 Ağustos’un unutulmadığını
belirten Çam, depremin sadece geçmişte yaşanmış bir felaket olarak görülmemesi
gerektiğine dikkat çekti. Çam, yaşanan acılardan ders çıkarılması, yapıların
güvenli hale getirilmesi ve toplumun afetlere karşı bilinçlendirilmesinin büyük
önem taşıdığını kaydetti.
Özellikle engelli bireylerin afet ve acil durumlarda daha
fazla riskle karşı karşıya kalabildiğine dikkat çeken Çam, afet hazırlıklarının
toplumun tüm kesimlerini kapsayacak şekilde planlanması gerektiğini vurguladı.
Engelli bireylerin güvenli tahliyesi, erişilebilir toplanma alanları ve afet
anında ihtiyaç duyabilecekleri destek mekanizmalarının önceden belirlenmesinin
hayati önem taşıdığını ifade etti.
Çam, afetlerin ne zaman ve nerede yaşanacağının önceden bilinemeyeceğini
belirterek, “Önemli olan afet olmadan önce gerekli tedbirleri almak, bireysel
ve toplumsal hazırlığımızı tamamlamaktır” mesajını verdi.
17 Ağustos’un aynı zamanda dayanışmanın ve birlik olmanın
önemini hatırlattığını ifade eden Çam, afet dönemlerinde toplumun tüm
kesimlerinin birbirine destek olması gerektiğini belirtti. Çam, çocuklardan
yaşlılara, engelli bireylerden diğer tüm vatandaşlara kadar herkesin afet
konusunda bilinçlendirilmesinin gelecekte yaşanabilecek kayıpların azaltılması
açısından önemli olduğunu söyledi.
Aslı Çam, mesajının sonunda 17 Ağustos 1999 Marmara
Depremi’nde hayatını kaybeden tüm vatandaşları rahmetle anarak, yakınlarına ve
Türk milletine başsağlığı diledi. Çam, “17 Ağustos’u unutmamak, unutturmamak ve
gelecek nesillere aktarmak hepimizin sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.