Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, yaz döneminde estetik beklentilerle artan diş beyazlatma taleplerinde, profesyonel uygulamanın önemi ve işlem öncesi-sonrası dikkat edilmesi gereken kurallar hakkında bilgi verdi.
Daha beyaz dişler kişilerin kendilerini daha genç ve bakımlı
hissetmelerini sağlıyor!
Yaz aylarının düğünler, mezuniyet törenleri, tatiller ve
sosyal etkinliklerin yoğunlaştığı bir dönem olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi
Özge Mimir, “İnsanlar bu süreçte daha fazla fotoğraf çekildiği ve sosyal
ortamlarda daha görünür oldukları için estetik görünümlerine daha fazla önem
veriyor.” dedi.
Gülüş estetiğinin yüz algısı üzerindeki etkisi oldukça
yüksek olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Mimir, daha beyaz dişlerin
bireylerin kendilerini daha genç, sağlıklı ve bakımlı hissetmelerine katkı
sağlayabildiğini, bu nedenle yaz öncesinde diş beyazlatma taleplerinde belirgin
bir artış görüldüğünü aktardı.
Beyazlatma kararı klinik muayene sonrasında uzman hekim
tarafından verilmeli!
Diş beyazlatmanın ağız ve diş sağlığı iyi olan, dişlerinde
çay, kahve, sigara veya yaşa bağlı renklenmeler bulunan bireyler için uygun bir
tedavi seçeneği olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Ancak aktif
çürükleri bulunan, ileri düzey diş eti hastalığı olan, ciddi mine kaybı yaşayan
veya kontrol altına alınmamış dentin hassasiyeti bulunan bireylerde öncelikle
bu sorunların tedavi edilmesi gerekir. Ayrıca hamilelik ve emzirme dönemlerinde
beyazlatma işlemleri genellikle ertelenir. Beyazlatma kararı mutlaka klinik
muayene sonrasında uzman hekim tarafından verilmeli.” diye konuştu.
Sosyal medyadaki beyazlatma yöntemleri diş minesinde geri
dönüşü olmayan hasarlara yol açabilir!
Profesyonel klinik beyazlatma işlemlerinin diş hekimi
kontrolünde uygulandığını ve kullanılan beyazlatıcı ajanların etkinliğinin daha
yüksek olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, şunları söyledi:
“Bu nedenle daha kısa sürede ve daha öngörülebilir sonuçlar
elde edilir. Ev tipi beyazlatma sistemlerinde ise genellikle kişiye özel
hazırlanan plaklar ve daha düşük konsantrasyonda beyazlatıcı ajanlar kullanılır.
Bu tedavide plak ve beyazlatıcı ajan hekim tarafından hastaya tedarik edilir ve
belli haftalarda kontrol yapılması koşulu ile hastaya uygulama yöntemi
anlatılarak takip edilmelidir. Her iki yöntem de uygun vakalarda etkili
olabilir ancak internet üzerinden satılan ve denetimsiz kullanılan ürünler diş
minesine zarar verebilir, diş eti irritasyonuna veya aşırı hassasiyete neden
olabilir. Bu sebeple beyazlatma tedavileri uzman hekim kontrolünde
yapılmalıdır.
Sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan karbonat, limon, aktif
kömür veya çeşitli aşındırıcı maddelerle yapılan beyazlatma uygulamalarının
büyük kısmı bilimsel olarak desteklenmemektedir. Bu yöntemler kısa süreli bir
beyazlık hissi oluşturabilse de uzun vadede diş minesinde aşınma, hassasiyet
artışı ve yüzey düzensizlikleri gibi geri dönüşü olmayan problemlere yol
açabilir. Diş beyazlatma işlemlerinin güvenli ve etkili şekilde uygulanabilmesi
için mutlaka diş hekimi kontrolünde gerçekleştirilmesi gerekir.”
Beyazlatma sonrası ilk 2 hafta dikkat edilmeli!
Beyazlatma sonrasında özellikle ilk 24-48 saatin oldukça
önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Bu dönemde dişler
renklenmeye karşı daha hassas hale gelebilir.” dedi.
Yaz aylarında sık tüketilen buzlu kahveler, renkli meyve
suları, asitli içecekler ve yoğun pigment içeren gıdalara karşı uyaran Dr. Öğr.
Üyesi Mimir, “Bunlar renklenmeye neden olabileceğinden dikkatli tüketilmeli.
Özellikle beyazlatma tedavisinin ardından ilk 2 hafta bu içeceklerin
tüketiminin sınırlandırılması önerilir. Ayrıca yeterli ağız hijyeninin
sağlanması ve diş hekiminin önerilerine uyulması elde edilen sonucun
korunmasında önemli rol oynar.” açıklamasını yaptı.
Diş beyazlatma işleminin tatilden yaklaşık 1-2 hafta önce
yaptırılmalı!
Diş beyazlatma işleminin tatilden yaklaşık 1-2 hafta
yaptırılmasını öneren Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Bu süre hem olası geçici
hassasiyetlerin azalmasına hem de elde edilen rengin stabil hale gelmesine
olanak sağlar. Ayrıca ihtiyaç duyulursa ek uygulamalar veya kontrol seansları
için de yeterli zaman bırakılmış olur.” dedi.
Diş beyazlatma sonrası gülüş estetiğini korumak için
uygulanması gereken rutinlere de değinen Dr. Öğr. Üyesi Mimir, sözlerini şöyle
tamamladı:
“Beyazlatma sonrasında düzenli diş fırçalama, diş ipi
kullanımı ve rutin diş hekimi kontrolleri büyük önem taşır. Kahve, çay, sigara
ve yoğun pigment içeren gıdaların tüketiminin sınırlandırılması beyazlatma
etkisinin daha uzun süre korunmasına yardımcı olur. Renkli içeceklerin pipetle
tüketilmesi, tüketim sonrasında ağızın su ile çalkalanması ve profesyonel diş
temizliği seanslarının aksatılmaması da beyazlığın devamlılığı açısından
faydalı uygulamalardır. Ayrıca beyazlatmanın kalıcı bir işlem olmadığı ve
belirli aralıklarla hekim kontrolünde destek uygulamalara ihtiyaç duyulabileceği
unutulmamalı.”