Güçlü ailelerin temeli güçlü babalardan geçiyor!
Babalar Günü dolayısıyla tüm babaların gününü kutlayan Çocuk
Gelişimi Uzmanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, babaların psikolojik iyilik halinin
aile bütünlüğü açısından önemli olduğunu belirtti. Prof. Dr. Ülküer,
“Araştırmalar, ruh sağlığı iyi olan ve kendisini güçlü hisseden babaların
eşlerinde doğum sonrası depresyon riskinin azaldığını gösteriyor. Buna rağmen
babaların kaygılarını paylaşabilecekleri ve destek alabilecekleri mekanizmalar
oldukça sınırlı.” dedi. Babaların %30’unun ekonomik gerekçelerle çocuklarının
yanında olamadığına da dikkat çeken Ülküer, “Babalarımız önemlidir. Güçlü
ailelerin temeli, güçlü anne-babalar ve mutlu çocuklarla atılır.” diye konuştu.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk
Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, 21 Haziran Babalar Günü
dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, babaların çocukların gelişimindeki kritik
rolüne dikkat çekti.
Babalar Günü'nün, babaların aile ve çocuklar için taşıdığı
değeri yeniden hatırlamak açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Prof.
Dr. Nurper Ülküer, çocukların hayata hazırlanmasında babaların vazgeçilmez bir
yere sahip olduğunu vurguladı.
Babaların etkisi bazı alanlarda annelerden daha fazla
Son yıllarda yapılan araştırmaların babaların çocuk
gelişimindeki etkisini daha net ortaya koyduğunu kaydeden Prof. Dr. Nurper
Ülküer, “Çocukların başta sosyal duygusal gelişimi olmak üzere, onların hayata
hazırlanmaları gibi önemli yaşamsal süreçlerinde, babalar önemlidir ve
vazgeçilmezdir. Bunu çok iyi biliyoruz. Hatta tahminlerimizin dışında, anneler
babalardan daha fazla etkili. İngiltere’de 2023-2025 yılları arası yapılan bir
araştırmada ilginç sonuçlar ortaya çıkmış. Örneğin, babanın çocuk bakımı ve
eğitimi süreçlerine katılımının çocuklar üzerindeki olumlu etkisi annelerin
etkisinden daha fazla olduğu gözlenmiş.” dedi.
Baba ne kadar erken devreye girerse etki o kadar kalıcı
oluyor”
Babaların çocuklarının yaşamına erken dönemde dahil
olmasının önemine işaret eden Prof. Dr. Ülküer, “Araştırmaların ortaya koyduğu
en önemli sonuçlardan biri de babaların çocukların gelişim serüvenine ne kadar
erken katılırlarsa etkilerinin o kadar büyük ve kalıcı olduğudur. Bazı
geleneksel kültürlerde çocuklar beş yaşına gelmeden baba kucağına almaz ve
benzeri söylemleri düşününce, aslında hem babaların hem de çocukların ne kadar
önemli deneyimleri kaçırdığı daha iyi anlaşılıyor.” diye konuştu.
Babaların %30’u çocuklarının yanında olamıyor. Nedeni ise
ekonomi!
Babaların çocuk yetiştirme süreçlerine katılımının dünya
genelinde istenilen düzeyde olmadığını belirten Prof. Dr. Nurper Ülküer,
“Inter-Amerikan Development Bankasının 2024’te küresel olarak yaptığı bir
çalışma bize bu konuda çok güzel bir tablo çizmiyor. Alt ve orta gelirli
ülkelerde, ortalama babaların %30’u çocuklarının yanında değil. Nedenlerin
başında ekonomi geliyor. Uzun ve uzak yerlerde çalışan babalar çoğunlukla
çocuklarının büyüdüklerine nadiren şahit oluyorlar. Yine bu araştırmanın bulgularına göre babalar
çocukları ile annelerden ve hatta diğer yetişkinlerden de daha az oynuyorlar.”
şeklinde konuştu.
Ebeveyn destek programları çoğunlukla annelere ulaşıyor
Ebeveyn destek programlarının büyük bölümünün anneleri
hedeflediğini söyleyen Prof. Dr. Ülküer, şu değerlendirmede bulundu:
“Ebeveyn destek programları ya da benzeri çalışmalar
çoğunlukla annelere ulaşabiliyor. Babalara ulaşabilen programların ise etkileri
çoğu zaman anlamlı düzeye erişemiyor. Babaların katılımını destekleyen
araştırma ve uygulamalar oldukça sınırlı. Özellikle 0-6 yaş döneminde
çocuklarıyla düzenli oyun oynayan baba oranı dünya genelinde düşük seviyelerde
bulunuyor. Sadece Doğu Asya ve Pasifik ülkelerinde bu oran nispeten daha iyi
durumda. Annelerin iyi oluş hali üzerinde de baba katılımının önemli bir rolü
olduğunu biliyoruz.”
Babalar sadece destek veren değil, ebeveynliğin aktif bir
oyuncusudur
Babaların çocuk gelişimindeki rollerinin yeniden
tanımlanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Nurper Ülküer, “Bu tabloyu
değiştirmek için işe doğum öncesinden başlamak gerekiyor. Babaların yalnızca
anneye destek veren kişiler değil, ebeveynlik sürecinin aktif ve eşit bir
parçası olduğunun kabul edilmesi gerekiyor.” diye konuştu.
Babaların sessiz kaygıları çoğu zaman fark edilmiyor
Babaların da ebeveynlik sürecinde yoğun psikolojik zorluklar
yaşayabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ülküer, “Babaların da kaygıları,
korkuları ve hatta biyolojik değişimleri var. Ancak bunlar çoğu zaman göz ardı
ediliyor. İngiltere’de yapılan bir araştırmada, doğum öncesi ve doğum
sonrasındaki dönemde babalarda görülen depresyon ve intihar oranlarının
annelerde görülen ruhsal sorunların yaklaşık dört katına ulaştığı belirlendi.
Bu sonuç, anne ruh sağlığına yönelik desteklerin artmasına rağmen babalara
yönelik destek mekanizmalarının yeterince gelişmediğini gösteriyor.” ifadesinde
bulundu.
4 babadan biri ciddi düzeyde endişe yaşıyor
Yeni baba olmuş 336 kişi üzerinde gerçekleştirilen başka bir
araştırmanın sonuçlarını da paylaşan Prof. Dr. Ülküer, şöyle konuştu:
“Araştırmada babaların yüzde 41,1’inde orta ya da yüksek
düzeyde stres, yüzde 20,8’inde kaygı, yüzde 25,9’unda yoğun endişe ve yüzde
13,4’ünde depresyon belirtileri görüldü. Oysa bu dönem, babaların yeni doğan
bebekleriyle güçlü ve duyarlı bir bağ kurmaları açısından son derece kritik bir
dönemdir. Aynı zamanda eşlerine destek olmaları gereken bir süreçtir.”
Ruh sağlığı güçlü baba, annede doğrum sonrası depresyon
riskini azaltıyor!
Babaların psikolojik iyilik halinin aile bütünlüğü açısından
da önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Ülküer, “Araştırmalar, ruh sağlığı iyi
olan ve kendisini güçlü hisseden babaların eşlerinde doğum sonrası depresyon
riskinin azaldığını gösteriyor. Buna rağmen babaların kaygılarını
paylaşabilecekleri ve destek alabilecekleri mekanizmalar oldukça sınırlı.”
dedi.
Babaların yalnızca yüzde 59’unun kaygılarını eşleriyle
paylaşabildiğini belirten Prof. Dr. Ülküer, yüzde 37’sinin arkadaşları veya
aile üyeleriyle, yüzde 30’unun aile hekimiyle, yüzde 23’ünün ise sağlık
çalışanlarıyla konuşabildiğini aktardı. Psikolojik destek alanların oranının
ise yalnızca yüzde 10 düzeyinde kaldığını ifade etti.
“Babalar Önemlidir” girişimi dikkat çekiyor
Bazı ülkelerin bu konuda önemli adımlar attığını belirten
Prof. Dr. Nurper Ülküer, İngiltere Parlamentosu tarafından başlatılan “Babalar
Önemlidir” girişimine dikkat çekti.
Prof. Dr. Ülküer, “İngiltere’de partiler üstü bir
parlamenter grup tarafından yürütülen bu girişim, babaların doğum öncesinden
itibaren çocuklarının yaşamında daha etkin rol üstlenmelerini destekliyor.
Farkındalık çalışmaları sayesinde binlerce babaya ulaşılıyor ve babalığın önemi
görünür hale getiriliyor.” diye konuştu.
Güçlü ailelerin temelinde güçlü anne-baba vardır
Babalar Günü dolayısıyla tüm babaların gününü kutlayan Prof.
Dr. Nurper Ülküer, “Babalarımız önemlidir. Güçlü ailelerin temeli, güçlü
anne-babalar ve mutlu çocuklarla atılır.” şeklinde sözlerini tamamladı.