1980’lerden bu yana sürdürdüğü sanat serüveniyle adından söz ettiren Şennur Üzgen, geliştirdiği özgün akım "Surrexpressionism" ve hazırlıklarını sürdürdüğü "Desert" serisiyle magazin ve sanat dünyasının ilgisini çekmeye devam ediyor.
Gördüğünü Değil, Hissettiğini Resmediyor
Sanat dünyasının sıra dışı isimlerinden ressam Şennur Üzgen,
eserlerindeki derinlik ve kullandığı katmanlı tekniklerle adından sıkça söz
ettiriyor. Resim yapmayı yalnızca bir üretim süreci olarak görmeyen başarılı
ressam, kelimelerin yetersiz kaldığı duyguları, yaşanmışlıkları ve söylenmemiş
sözleri tuvaline taşıyor. Classical kalıpların dışına çıkarak "Gördüğümü
değil, beni göreni resmediyorum" felsefesiyle hareket eden Üzgen,
gerçeklik ile soyutlama arasında kurduğu köprüye kendi geliştirdiği Surrexpressionism
adını veriyor.
Atölyesinde Adeta Başka Bir Boyuta Geçiyor
Eserlerini oluştururken fiziksel ve zihinsel sınırları
zorlayan sanatçının atölye temposu ise görenleri şaşırtıyor. Şövale karşısında
oturarak çalışmak yerine dev tuvallerin üzerinde saatlerce tutkulu bir fiziki
efor sarf eden Üzgen, katmanlar oluşturarak tuvalin derinliklerindeki gizemli
ışığı ortaya çıkarıyor. Çalışma anında adeta dünyadan soyutlandığını ve
bambaşka coğrafyalarda yaşadığını hissettiğini belirten ünlü ressam,
tuvallerine imzasını attığı an yeniden gerçek dünyaya döndüğünü dile getiriyor.
Kuzey Işıklarından Çöl Sıcağına Yolculuk
Sanatseverler tarafından büyük ilgi gören "Kuzey ve
Güney Işıkları" serisini başarıyla tamamlayan Şennur Üzgen, şimdilerde
fırçasını yeni heyecanı "Desert" (Çöl) serisi için sallıyor.
Çalışmalarında insan ruhunun görünmeyen taraflarını ve duygu katmanlarını
araştırmaya devam eden sanatçı, yeni serisiyle sanatın insanla yeniden doğrudan
bir bağ kurmasını amaçlıyor. Kendi geliştirdiği akımı genç kuşaklara ve
uluslararası mecralara taşımayı hedefleyen Üzgen'in yeni eserleri, sanat
çevreleri tarafından merakla bekleniyor.