Bir ev satılırken çoğumuzun aklına aynı şeyler gelir: Tapu,
banka, kredi, taşınma, anahtar teslimi…
Ama artık bu listenin içine bir madde daha ekleniyor:
DASK
Çünkü 21 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan
düzenleme ile Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları’nın “Menfaat Sahibinin
Değişmesi” başlıklı C.4 maddesi yeniden düzenlendi. Değişiklik, özellikle konutunu
satan ve yeni bir konut satın alan milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiriyor.
Eski poliçe artık yeni sahibin poliçesi olmayacak !
Bugüne kadar taşınmaz el değiştirdiğinde mevcut DASK
poliçesinin yeni malik açısından devam etmesi gündeme gelebiliyordu.
Yeni sistemde ise satış veya satışa benzer işlemler
nedeniyle taşınmazın sahibi değiştiğinde, mevcut DASK poliçesi tapudaki tescil
tarihi itibarıyla sona erecek.
Yani satıcı açısından çok önemli bir ayrıntı var:
Evin satılmasıyla birlikte eski DASK poliçesi de yeni malik
açısından devam etmeyecek.
Üstelik kullanılmayan günlere ilişkin daha önce ödenmiş
primler, sigorta ettirenin veya önceki menfaat sahibinin başvurusu üzerine iade
edilebilecek.
Peki alıcı ne yapacak?
İşte düzenlemenin asıl dikkat çekici tarafı burada.
Taşınmazın satışı sırasında, tapu müdürlüğü veya işlemi
yapmaya yetkili idare tarafından yeni malik adına düzenlenmiş Zorunlu Deprem
Sigortası sözleşmesinin bulunup bulunmadığı kontrol edilecek.
Dolayısıyla artık “DASK zaten vardı, onunla devam ederiz”
anlayışı yeni sistemde geçerli olmayacak.
Evi alan kişi, kendi adına geçerli DASK poliçesini
yaptıracak.
Bu nedenle konut satışlarında tarafların sadece tapu ve
ödeme sürecine değil, sigorta sürecine de dikkat etmesi gerekecek.
Miras yoluyla intikalde ise tablo farklı
Burada önemli bir ayrım var.
Taşınmazın el değiştirmesi satış veya satışa benzer bir
işlemden kaynaklanmıyorsa, mevcut sözleşme sonraki menfaat sahibiyle devam
ediyor.
Yeni malik, sözleşmenin varlığını öğrendiği tarihten
itibaren 15 gün içinde değişikliği sigorta şirketine bildirmekle yükümlü.
Sigorta şirketi veya acentesi de bildirimin alınmasından
itibaren 24 saat içinde, menfaat değişikliğini içeren poliçeyi yeni malike
vermek zorunda.
Yani 15 günlük süreyi yalnızca “miras için” düşünmemek
gerekiyor. Düzenlemenin lafzı, satış ve benzeri işlemler dışındaki menfaat
değişikliklerini kapsıyor.
Asıl mesele aslında bir poliçe değil, bir farkındalık
Bazen mevzuat değişikliklerini sadece “yeni bir yükümlülük
geldi” diye okuyoruz.
Oysa bu düzenlemenin arkasında çok daha önemli bir gerçek
var:
Deprem riski ortadan kalkmıyor.
Sadece evin sahibi değişiyor.
Anahtar el değiştiriyor.
Tapudaki isim değişiyor.
Ve o evin deprem karşısındaki sigorta sorumluluğunun da yeni
malik açısından açık ve net hale gelmesi amaçlanıyor.
Bence düzenlemenin en önemli tarafı da burada.
Çünkü bir ev satın almak, yalnızca dört duvar satın almak
değildir. O evin hukuki, mali ve sigortaya ilişkin sorumluluklarını da
beraberinde almaktır.
5 Eylül'den sonra daha dikkatli olmak gerekecek
Düzenleme 21 Ağustos 2026 tarihinde yayımlandı ancak hemen
yürürlüğe girmiyor.
Genel şartlar yayım tarihinden 15 gün sonra, yani 5 Eylül
2026 tarihinde yürürlüğe girecek.
Bu nedenle özellikle gayrimenkul satışı yapanlar, yeni ev
alanlar, emlak danışmanları, tapu işlemleriyle ilgilenenler ve sigorta
acenteleri açısından 5 Eylül sonrası uygulamanın iyi takip edilmesi gerekiyor.
Çünkü artık ev satışında;
“Tapuyu devrettik, anahtarı verdik, işlem bitti.”
demek yetmeyecek.
Bir de şu soru sorulacak:
“Yeni malik adına DASK var mı?”
Ve belki de bundan sonra ev alırken kontrol listemizin en
önemli maddelerinden biri şu olacak:
Tapu tamam mı?
Ödeme tamam mı?
Anahtar tamam mı?
Peki DASK?
Mevzuat bazen hayatımıza büyük değişikliklerle değil, günlük
hayatın içinde küçücük görünen ayrıntılarla girer.
DASK’taki bu değişiklik de onlardan biri.
Ama deprem gerçeği bize şunu yıllardır söylüyor:
Bir poliçenin varlığı kadar, doğru zamanda doğru kişi adına
düzenlenmiş olması da önemlidir.
Çünkü bazı şeylerde “sonra hallederiz” demek için, hayat
gerçekten fazla kısa.